‘Uzaklardan Edebiyat’ Kategorisi için Arşiv

Yine kütüphanenin uzakdoğu rafından aldığım kitaplar. Tatilde okurum hemen biter diye düşünmüştüm ama bu sefer bitirmek o kadar kolay olmadı özellikle “Kutu Adam” için söylüyorum. Şunu anladım ki böyle tatil günlerinde kitap okuyamıyorum, illa meşgul olduğum bir zaman olacak araya sıkıştıracağım. Haftaya okul başladığına göre yine kitap okuma isteğim gelir o konuda rahatım. ALES, ÜDS [...]

“Doğduklarında bir tren garında, bitişik emanet dolaplarına terk edilen iki erkek çocuk. Gençliklerini bir yetimhanede ve yarı ıssız bir adada koruyucu aile yanında geçirirler. Sonunda, onları hayatta reddeden ilk insanları, “anneleri” olan kadınları bulup yok etmek üzere şehrin yolunu tutarlar. Toxitown diye bilinen, kaçık tiplerin ve dolandırıcıların mesken tuttuğu bölge ikisini de kendine çeker: Biri [...]

Sorumluluk Rüyalarda Başlar Bitirdikten sonra kitap hakkında birileri ile konuşmayı, tartışmayı en çok istediğim kitaplardan biri sanırım. Bu postu yazmamın bir nedeni de bu olabilir, eğer okuduysanız gelin yorumlaşalım diyerek başlıyorum. Öncelikle kitap benim değil kütüphaneden almıştım ama her zaman ki gibi okuyunca benim de bir tane olmalı dedim. Okulun kütüphanesini kullanarak aklı sıra tasarruf [...]

Haruki Murakami ile başlayan uzakdoğu edebiyatı maceram Çinli yazar Su Tong ile devam etti. Çin Edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Su Tong’un Türkçeye çevrilmiş yalnızca iki kitabı varmış. Sonradan araştırdığım kaynaklara göre bu kitaplar aslında yazarın çok ünlü eserleri değil daha geri planda kalanlarmış. Türkçeye çevrilen eserleri: Pirinç ve İp Cambazı İmparator. Su Tong’un Pirinç [...]

…Bir gün kütüphane rafından rastgele çekip aldığın  bir kitaptı sadece, sıradan bir konu işliyordu, klasik bir roman tekniğine sahipti ama o satır araları, o betimlemeler o güzel anlatım dili, insanı bir melodi dinlermişcesine okuduğu cümleleri… Eğer biri  nasıl kitapları hatta nasıl filmleri seviyorsun diye sorsaydı Haruki Murakami tarzı diye cevaplayabilirdim. Bunca yıl bu cevabı veremediğime üzüldüm, [...]