‘Uzaklardan Film’ Kategorisi için Arşiv

Uzakdoğulular hep Amerikalılar mı bizden alacaklar, bir de biz alalım nasıl oluyormuş demişler ve ortaya Kore- Japon ortak yapımı Hayelet filmi çıkmış. Sevgili uzakdoğulu senaristlerim , yönetmenlerim gerek yok böle şeylere sizin senaryolar daha özgün diyorum ama yine de izlemeden duramıyorum:) Filmimiz orjinal hikaye ile bire bir tabi tek farkla burada ölen erkek değil kadın [...]

“Hayatımızın kıymetini bilmeliyiz.” “Kötü bir insan öldüğünde,daha iyi bir şekilde yeniden doğar.” Otizimli bir çocuk.. Kendini ona adamış bir abi… Faili meçhul bir cinayet… İçi boşaltılmış bir kasa… “Hayatımız kime ait?” Ya da hayatımız birine ait olmalı? “Hiçbir şey bilmiyorum.” Peki bunu neden şimdiki zamanda söyledi? 21. Fuji TV Genç Senaryo Ödülü Kazananı: Rinne No [...]

Ne diyeceğimi bilemediğim filmlerden biriydi. Aslında beğenip beğenmediğimi bilmiyorum. Sanki çok şey yapılmaya çalışılmış ama hepsi yapılamamış gibiydi. Doğrusunu söylemek gerekirse yapımcılığı Park Chan Wook üstlenince bir de türü komedi-dram olunca  bir I’m a Cyborg, But That’s OK bekledim. Nereden bu kanıya vardın diye sorarsanız, tüme varım yaptım ya da tümden gelim de yapmış olabilirim:P [...]

Daha başlıkta çuvalladık hadi hayırlısı….  Günlerden  yine Kimbapsushi ile alışverişe çıkıp onun sadece DVD aldığı bir gündü,  o gün oturup aldığı tüm filmleri izleyecektik. (eğer böyle bir şey yapsaydık sanırım 24 saat film izlememiz gerekirdi.) Tamam abarttım ama o gün Kızıl Uçurum ve Ninja Assassin da gözümüz vardı. O gün iki film üst üste akımını malesef gerçekleştiremedik. Üzerinde aylar [...]

“Tesadüf onlarla oyun oynuyordu, Henuz tam olarak hazir degil, onlar için kadere dönüşmeye… Önce ulaştı onlara, sonra geri çekildi… Yollarının üzerinde dikildi ve bastırarak kıkırdamasını, bir kenara sicrayiverdi… “ “Hayat tesadüflerle doludur; iki farkli paralel çizgi bile bir gün karsilasabilir.” Korku romanlarını okumaktan çok korkan ama korku romanı çevirmeni olan bir kadın…Çok iyi keman çalan ama [...]

“Küçükken bir okyanus olmayı hayal ederdim, herkesin göz yaşlarını alabilecek büyüklükte bir okyanus… Ve bir dalganın beni götürebildiği her yere gitmek.” Dünyayı dolaşma fikri ne kadar cazip gelir insana; Peki sonra en sonunda döneceğimiz yer başladığımız yer olmayacak mıdır? Öyleyse neyden kaçıyoruz? Kendimizden mi? Belki de evet, belki de hayır… Küçük, basit, sıradan, hayatın içinden bir [...]

Başlıktaki kelimelerin anlamlarını biz uzakdoğu severler çok iyi bilmemize rağmen bilmeyen ve yolu bir şekilde bu bloga düşenler için açıklamak gerekirse; Korece  Çuhaye  “Senden hoşlanıyorum”  ve Saranghe ise “Seni seviyorum.” demektir. Tabi bu kelimeler böyle abuk bir şekilde yazılmıyor. Bu Korece kulaktan dolma birazda Türkçe seslere göre kendince çevirmeyle oluşmuş bir yazım. (Ne dedim ben?) [...]

Geçen seneden beri altyazısnın çıkmasını bekleyip unuttuğum filmlerden biri daha. Artık bir liste yapacağım bunları, gerçi ansızın bir yerde görüp hatırlayınca ayrı bir seviniyorum:) Filmimizin konusuna gelirsek; Çizgi roman ressamı  Jeong-bae (Lee Sun Gyun)  aksiyon türünde çizdiği serileri yayınlayacak  bir yayınevi bulamaz. Annesinden kalan tek hatıra tabloyu kurtarmak için paraya ihtiyacı vardır. Tam pes etmek üzereyken eski bir [...]