Bu aralar Kore’den neler dinliyoruz?

Dizileri, filmleri kültürü derken şimdide müzikleriyle ilgimizi çeken Kore2de bu aralar kimler yeni albüm çıkarmış, kimler single yapmış birazcık deyinelim istedim. 😀

Evet kimden başlasam diye çok düşündükten sonra en sevdiklerimle başlamaya karar verdim. Super Junior’dan (namı değer SuJu) super Girl’ü dinlemediyseniz acilen dinlemenizi tavsiye ederim. Güzel şarkı, güzel çocuklar, güzel dans ee daha ne olsun 😀

Sıradaki grubumuz Henüz çok çok yeni kurulan MBLAQ yapımcılığını Rain bi’nin yaptığı grup şimdiden bir çok hayran kitlesi kazandı.

Sıradaki grubumuz Shinee, şarkıları RingDingDong. Çok sevimli bir parça olmuş şahsen ben çok sevdim. Özellikle bir elastic diyişleri varki İngilizleri bile kıskandıracak cinsten. 😀

Hep erkekler olmuyo ama dimi :p birazda kız grulara bakalım ilk grubumuz SNSD ( namı değer Girls Generation) dan chocolata. Bu kızlar çok güzel yaa 😀

Son olarak Brown Eyed Girls’ten sign’ı dinleyelim.

Bir sürü grup ve şarkıcı yeni albüm çıkardı ama  şu sıralar bunları dinliyorum. bir göz atın derim belki siz de seversiniz. 😀

200 Pounds Beauty ( dış görünüş herşey midir? )

Evet dün izlediğim ikinci film, buda ilki gibi çok şey vadetmeyen ama eğlenmek için izlenecek filmlerden. Dış görünüşün hayattımızda ki önemine, estetik yaptırmanın erkekler açısından ne düşündürdüğüne dair dersler veren bir film. İlgimi çeken ise erkekler estetikleri kızları güzel buluyorlar ama öyle sevgilileri olsun istemiyorlar. Yani güzel olsun ama doğal olsun mantığı ama illede güzel olsun. Çok şey istiyolar bence 😀

Hanna şişman mı işman ama şirin mi şirin bir kızdır. Şişman olmaktan gayet memnundur. Zira memnun olmasa bile diyet yapmayı denemiş ama başarılı olamayınca böyle yaşamaya karar vermiştir.  Çok güzel bir sesi olan Hanna ünlü şarkıcı Amy’e dudak senkronizasyonu yapmaktadır. Yani Amy yerine  sahne arkasında söylemektedir. Millette Amy söyledi sanıyo, bu şarkıcı dünyası garip anacım. 😀 Amy’nin yapımcısı Sang-ju’ya (Jin Mo Ju- aynı zamanda Dream dizisinin karizmatik menajeri 😀 ) gönlünü kaptıran Hanna bir gün onun hakkındaki gerçek düşüncelerini öğrenince tüm dünyası altüst olur. Hann’ya daima iyi davranan Sang ju meğer sadece çıkar için bunu yapmaktaymış. Eğer Hanna giderse tüm yatırımları mahvolacağı için ona iyi davranmaktaymış. Bunları duyan Hanna önce intihar etmeye çalışır ama bundada başarılı olamaz. 😀

Hanna ek iş olarak tele-kız tarzında bir işte çalışmaktadır. Onun yaptığı ruhen çökmüş erkeklerin dertlerini dinleyip onlara öğüt vermek gibi birşeydir. Tam intihar edecekken bu erkeklerden biri olan ve sürekli karısından şikayet eden estetik cerrath arar. Ve Hanna nın aklına süper bir fikir gelir. Doktoru bulur ve telefon kayıtlarını şantaj olarak kullanarak onu baştan aşağı değiştirmesini ister. Filmin en anlamadığım noktası ismi 200 pound luk güzellik diyo ama ameliyatları bedavaya yaptırıyo nerde bu 200 yahu 😀  Ve günler, haftalar aylar sonra Hanna Jenny (Ah-jung Kim) olarak dönüş yapar.

Amy için vokal arandığını öğrenir ve birazda intikam alabilmek için yine aynı yapım şirketine başvurur. Jenny deki güzelliği ve yeteneği gören yapımcı Amy yerine onu ünlü yapmaya karar verir. Ve böylece Jenny eski hayatında elde edemediği herşeyi elde etmeye başlar. Peki mutlumudur? Tabii ki hayır, dış güzelliğe çok fazla değer verilen bu dünyada güzel ve yalnızdır, arkadaşlarına babasına yakın ama çok uzaktır. Bunu daha fazla sürdüremeyeceğini anlayan Jenny tekrar Hanna olabilecek midir?

 

100 Days With Mr. Arrogant

Evet DVD çantamı açmış bulunmaktayım. Geçenseneden Bu yaz bir sürü filmi Dvd yapmam rağmen bir türlü izleyememiştim, sürekli yeni çıkan filmler gözüme takıldığı için eskiler çantada beni bekliyordu. Sonun açtık ağzını çantanın ve dün iki tane üst üste seyretmiş bulunmaktayım. ( Gördün mü blogcum giremediğim günleri telafi edicem demiştim sana 😀 ) Evet ilkiyle başlayayım, çok beğenmesemde idare eder bir yapımdı.

Adındanda anlaşılacağı gibi kibirli mi kibirli bir adamla 100 gün geçirmek zorunda olsanız ve bu 100 boyunca ona hizmet etmek zorunda olsanız ne olurdu diye yapılmış bir film. Ne olacak önce nefret edersiniz sonra aşık olursunuz 😀 artık kilişe olmuş. Daha ilk sahneden sonunu tahin etsemde yinede eğlenmek için izledim.

Gelelim konumuza kızımız hafif kaçık bir lise öğrencisidir, derslerde uyuyup rüyalar görmekte ve çığlık çığlığa uyanmaktadır. ( o kadar kaçık yani 😀 ) Kızımız ilk sevgilisinden 99. günde ayrılır daha doğrusu terkedilir. Üzgün üzgün sokaklarda dolaşırken bir teneke kutuya tekme atar. Ne tesadüfdürkü bu kutu  lüks bir arabanın içinde yakışıklımıza çarpar ve kaza yapmasına neden olur. Çocuk kızdan hasarı ödemesini ister ve hasarın 3000 won ( kore bu para birimi kullanılıyo ama filmde sadece 3000 demişler heralde won’dur. 😀 ) olduğu söyler. Kızımız rakamı duyunca anında tüyer. Ama olay mahalinde cüzdanını unutmuştur. Oğlumuz dururmu anında kızı bulur ve okulda rezil etmeye başlar. Parayı ödemezse dava açacağını söyler ve bir kölelik anlaşması yaparlar. 100 gün boyunca kızımız bu kendini beğenmişliğin kitabını yazan çocuğa hizmet etmek zorundadır.

Ve kaçınılmaz son gerçekleşir. Ama izleyinin kafasını karıştırmak için sanki öğle değilmiş gibi gösterip son dakkada hamlelerini yaparlar. 😀 ne kadar kilişe olsa eğlenmek için izlenebilecek bir film. Kızın o uçuk hayalleri ve çocuğun sinir hallerini görmek için izleyin derim. Söylemeden edemiyeceğim buradaki oyuncuyu ne alakaysa Gong Yoo’ya benzettim. artık her oyuncuda onu görmeye mi başladım, yoksa gerçekten benziyor mu ne? 😀

You’re Beautiful / You’re Handsome ( A.N JELL)

Ahh Ahh blogcugum kusara bakma seni unuttum sanma 😀  Şaka maka bir hafta olmuş yazmayalı ama telafi edicem söz. Bu bi hafta içinde de ne mi yaptım dersin, neler yapmadım ki ödevler, sosyal sorumluk projeleri, makale çevirisi ve bunu sunum haline getirmek. Anlayacağın baya yogun bir haftaydı benim için.  Yoğunluk bitmiş değil gerçi şu pazartesiyide bir atlatayım işte o zaman bitecek. Neyse çok dert yandım, şimdi dizimize geçeyim. Afişini görür görmez bu diziyi izlemeliyim dedim ve haklı çıktım son zamnlarda izlediğim en güzel dizilerden hatta en güzeli. Sizde bana hak vereceksiniz. 😀

Böyle bir afişi görüpte hayran kalmamak eldemi. Dizinin şuan 8 bölümü yayınlandı ama ben dayanamadım izlediğim yere kadar anlatıcam. Zaten sonunu izleyince kendimi tutamayıp söylüyorum süprizi kaçıyor sonra. 😀

Dizimiz bir kilisede töreniyle başlıyor. Go Mi Nyeo (Park Shin Hye) bir rahibe adayıdır. Çift yumurta ikizi ile  (Go Mi Nam)  bir klise yetimhanesine terkedildiği için fazla seçeneği olmamıştır. Bir bir menajer gelir ve erkek kardeşinin çok büyük bir anlaşmaya imza atacağını ama kaza geçirdiğini söyler. Ondan sadece onun gibi giyinip imza atmasını ister. Mi Nyeo bunu kabul etmesede erkek kardeşinin onları terkeden annelerini bulmak için şarkıcı olmak istediğini öğrenince kabul eder. Ama geri dönülmez bir yolun içindedir. Sadece imza için gittiğini sanırken Go  Mi Nam’ın ağır yaralı olduğunu ve bir kaç ay hastaneden çıkamayacağını öğrenir. Bundan sonra o  rahibe adayı değil ünlü bir erkek grubunun bir üyesi Go Mi Nam olacaktır.

Grubun üyeleri kimler mi dersiniz: Hwang Tae Kyung (Jange Geun Suk),  Jeremy (Lee Hong Ki), Kang Shin Woo (Jung Yong-hwa).  ( Kadro muhteşem. 😀 )

Böylece gruba giren Go Mi Nam’ı zor günler beklemektedir. Kız olduğunu farkettirmeden bu üç yakışıklı erkekle aynı evi paylaşacak, kardeşi gelene kadar onun gibi şarkı söyleyecek ve grubun yaptığı her aktiviteye katılacaktır. Daha gruba katılışının ilk günü kız olduğu Shin Woo tarafından öğrenilir. ( Çok zeki bu çocuk çok, her şeyi ilk farkeden o oluyo. 😀 ) Ama Shin Woo bu sırrı sadece kendisi için saklayacaktır. Daha sonra grup lideri Tae Kyung kızmızın sırrını öğrenecek. İlk başlarda çok tepki gösteren Tae Kyung sonradan sırrı saklamaya ikna olacaktır. Bakalım nereye kadar saklayabilecekler….

Bu diziyi izlerken kore dramaların karmasını izlemiş gibi oluyo insan her dramadan bir sahne bir olay gözünüze çarpıyo. Aaa ben bunu hatırlıyorum diyorsunuz. Coffee Prince’deki erkek kılığına girme olayı, My Girl deki acaba kardeşlermi sorusu ( Söylemeyi unuttum dizinin ilk başlarında Go Mi Nam ile Tea Kyung kardeş çıkacak gibi gösteriyorlar ama var o işin içinde bit eniği. 😀 ), Hana Kimi deki acaba bir erkeğe mi aşık oldum yoksa homuyum korkusu :D, BOF taki sert görünen ama aslında içinde sevgiye muhtaç çocuğu saklayan baş karakter ve daha niceleri…

İzlerken sürekli benzettiğim karakterler:

Go Mi Nam—- Coffee Prince’deki Go Chan hem görünüş itibariyle, hemde hareketleriyle çok benziyor. Normalde benzemiyolar ama kısa saçlarla Yoon eun Hye’ye benziyormuş.

Tea Kyung—- BOF ‘taki Jun Pyo. Sert görüünüşün altında anne sevgisine muhtaç bir çocuğun yatması ve kendini beyenmiş hareketleri. Bence Tea Kyung daha sevimli olmuş. Bu arada Koreliler bu Jun Pyo tiplemesini çok sevdiler anlaşılan, her oyuncunun içinde bir Jun Pyo yatmakta. 😀

Shin Woo— BOF’taki Jii hoo. Ah ah bu çocukcağazın kaderide Jii hoo gibi hüzünlü bitecek. Çok üzülüyorum bu çocuğa. 😀

Jeremy— Hana Kimi’deki Nakatsu. Nakatsu kadar sevimli, eğlenceli bir karakter ve onun gibi bir erkeğe aşık olduğunu sanıyor, nerden bilsin aslında kız. 😀

Ee tabi grubu anlatan bir dizide müzikler olmazsa olmaz.

İlk sahne performanslarından:

Şarkının asıl sahibi Jeremy olarak izlediğimiz  Lee Hong Ki (F.T Island). bir de onun sesinden dinleyeli, ayrıca dizinin ilk bölümünlerinden sahneler ve kamera arkaları var:

Dip Not: ne çok sevmişim ben bu diziyi. 😀 İndirmek için videoların çıkmasını bile bekleyemiyorum. Viikiden izliyorum. İzlemek istiyenler için:   TıkTık 😀