Classic (2003) “meğer Kore klasiklerindenmiş”

Her zaman önce bir filmi izlemeye karar veririm aradan günler aylar geçer ama bir türlü fırsat olmaz. Zaten diğer yazımın ilk cümleleri genelde “uzun zamandır izlemek istiyordum” falandır. yahu senin uzun zamandır izlemek istemediğin bir film yok mu diyebilirsiniz 😀 işte bu film onlardan biri dün bir blogda hatta bir yorumda gördüm. Koreden en sevdiği filmler listesinde 4 sıradaydı ilk 3 filmide zaten benim çok sevdiklerimdi. İçimden “aman tanrım bu filmi atlamışım nayırr nolamaz” diye tabiki demedim 😀 “hımm bunu izleyim bari” dedim. Baktım DVD listemde de varmış, geçen sene ki arşimleme tutkumdan dolayı tebrik ettim kendimi ki bu sene çok üşeniyorum.

Gelelim filmimizin konusuna filim önce komedi gibi başlıyor zaten yer yer de gülüyorsunuz ama aslında dram. Bi gülüyorsunuz bi ağlıyorsunuz sonundada gülsem mi ağlasam mı bilemiyorsunuz. 😀

Ji-hae (Ye-jin Son, a moment to remember dan çok sevdiğim bir oyuncudur kendisi) Üniversiteye gidin genç bir kızdır ( anladığım kadarıyla konservatuar), babası o küçükken ölmüştür, annesi ise yurt dışında çalışmaya gitmiştir. Ji-hae evde anne ve babasına ait mektuplar bulur biraz karıştırıp bir kaç cümle okur ve pek hoşuna gitmez çok klasik bulur. Ama sandığın içinde bulduğu bir defter çok ilgisini çeker bunlar geçmişe ait hatıralardır okudukça anlar ki anneside onun durumana benzer şeyler yaşamıştır. Onun durumu ne diye sorarsanız: Ji-hae bir arkadaşı için bir çocuğa mail yazıyordur. Ve bu mailler sayesinde arkadaşı çocuğu elde etmiştir ama büyük bir sorun vardır Ji-hae de bu çocuğa aşık olmuştur.

Kitabı okumaya başlamasından itibaren hikaye iki koldan ilerliyor bir Ji-hae bir de annesinin hayatı ikisini de aynı oyuncu oynuyor. Bir filmin içinde iki film birden izliyoruz. 😀

Annesin hikayesine gelince: Ju-hie ilk aşkıyla amcasını ziyare gittiği bir kasabada tanışır ama ailelerin engeli ve tatilin bitmesiyle yolları ayrılır. Ama kader bu ya yolları bir kez daha kesişir. Ju-hie aile dostlarının oğlu Tea-su ile evlendirilmek istemektedir. ama Tea-su başlarda buna sıcak bakmaz ve ailesini oyalamak için en iyi arkadaşı Jun-ho’dan kıza onun adına mektup yazmasını ister. Kızın fotoğrafını gören Jun-ho yaz tatilinde tanıştığı kız olduğunu anlayınca memnuniyetle kabul eder. Şans yüzüne gülmüştür bir kez daha karşılaşma fırsatları vardır.

 Şimdi baktımda baya bir karışık filmiş ama izlerken öyle olmuyor. Hani derler ya çocuklar ailelerinin kaderini yaşarmış bunda bir de ek olarak çocuklar ailelerinin yapmak isteyipte yapamadıklarını yaparmış. Filmin sonlarına kadar kızın babası hangisi bilemiyorsunuz. Hem Jun-hu olsun istiyorsunuz ama bir yandanda Tea-su’ya kıyamıyorsunuz. Sonlara doğru kızın bir hareketinden çözdüm babasının kim olduğunu (saç üfleme hareketi) ama yinede sonda büyük bir süpriz bizi bekliyor. “Vay bee” diyeceksiniz. Tabii birde Ji-hae’nin durumu var arkadaşının sevgilisinden hoşlandığı için onu zor günler beklemektedir, pekii ya çocukda ondan hoşlanıyorsa ne olur? izleyipte görmek lazım.

Filmi öylesine izlemiştim ama iyiki izlemişim dedim. Daha sonra baktım da Kore klasiklerindenmiş bu filmde. Ve yönetmen koltuğunda ise ki aynı zamanda senaristi Daisy ve My Sassy Girl ve Windstruck’ın senaristi Jae-young Park var. Eee daha ne olsun bu filmleri görür görmez izlemek lazımmış geç bile kalmışım. 😀  Her zaman ki gibi ( bu sefer daha bir ısrarla) mutlaka izleyin diyerek yazımı bitiriyorum.

Kendinize iyi bakın…..

Reklamlar

Classic (2003) “meğer Kore klasiklerindenmiş”” üzerine 12 yorum

  1. İsmine yakışan, pek çok klasik film kadar güzel ve benim için çoktan klasik olmuş bir filmdir.Kore sevdamın ilk depreştiği zamanlarda izleyip, beğenmiştim.Şimdi birileri film tavsiye etmemi istese hep de öneririm…Belki bu kadar tesadüf olmaz dedirtebilir size ama inanmak isteriz bu tesadüflereen azından ben inanmak isterim…son olarak kütüphane ve yağmur sahnesi ise evet kesinlikle bir “Classic”dir.

    • Chibi öncelikle hoşgeldin, sefalar getirdin 😀

      Herkezin Uzak doğu alemlerine kapılıp gitmesine neden olan filmlerden biriymiş. Bende izledikten sonra yorumları okurken gördüm. Yönetmenin bütün filmlerini izlemişim neredeyse, bir tek bu kalmış 😀 Neyse yine geç olsun güç olmasın diyelim. Dediğin gibi adına yakışır biçimde o klasikleşmiş sahnelerin çoğu vardı filmde.

      • hoşbuldum efenim:D
        ben de bu yönetmenin bahsettiğin bütün filmlerini izledim Daisy ve Classic en beğendiklerim.My Sassy Girl’de de tüm bu klasikliklerle dalga geçer ya o da hoş bir ayrıntı:D evet Kore sinemasını sevdiren filmlerden biri kesinlikle…

  2. Ben bu filmin sonu için şöyle diyorum” Gönlümü alan ” Hani “Hadi üzdün be güzelim ama neyse sonunda biraz da olsa aldın gönlümü.” %100 lük bir dramı aslında sonunda %50 ye çekiyor. O yöndende özel bir film bence. Zaten oyuncu kadrosuna laf söylenmez hepsi birbirinden güzel oyunculardı. Mekanlar desen yine güzeldi. Zaten seninde dediğin gibi arkası sağlam bir film olunca izlenememezlik imkansız 🙂

  3. Aynen dediğin gibi valla, en sonunda ağlattın ağlattında güzel bitirdin dedim. Bu sefer kıyamamış seyirciye azıkcık gönlünü alayım demiş, zira diğer filmlerinin sonu pek mutlu bitmiyor…

  4. Aslında şimdi düşündüm de diğer filmlerindede hemen hemen aynı şeyi yapmış. Windstruck için son sahnede gerçek aşk havası var yine my sassy girl desen masa altı el tutuşması ile bitiyor ama, evet aması var 🙂 Biz bir öncekinin üzüntüsünü atamıyoruz o filmlerde. “Ya hayır ya. Diğerini istiyorum” isyanlarına girmiştim ben. Fakat bu filminde öyle hissetmedim. Bu sefer operasyon tamamlanmıştı.

  5. haha operasyon tamamlanmış 😀 evet haklısın diğerlerinde de bişiler yapmaya çalışmış ama pek başarılı olamamış bunda tutturdu artık başarılarının devamını dileriz hep böyle mutlu et bizi sonunda senaryocu amca haha:D

  6. Evet evet bize bunlarla gelin senaristler. Biliyor musun ama acemi bir yazar olarak (senaristlik yolunda ilerlemek istiyorum) bende hikayelerimin sonunu mutlu bitiremiyorum. Böyle yarı buruk oluyor hep. Ve bir çok senaristten falanda duydum mutlu sonlar için hep kendilerini zorluyorlarmış. Hani hoooopppp mutlu son olmasın, basit olmasın diye baya çaba sarfediyorlarmış. Ama sonun iyi olmaması, mutsuz olması daha kolay ve daha inandırıcı. Hani kolaya kaçmak değil benimkisi ama mutsuz sonların daha etkili olduğuna inanıyorum. Hatta bilirim ki kendi yazdığım ölüm sahnelerine ağlarım bir yandan yazar bir yandan ağlarım dönüp dönüp derim ama kendime”böyle yapman gerekiyordu. Evet evet daha iyi oldu” Yani nerden nereye çektim konuyu anaaammm dilim açıldı. Sonuç olarak mutlu son izlemeyi, mutsuzunu yazmayı seviyorum. (gerçi yok yok ben mutsuz son izlemeyide seviyorum) 🙂

  7. Hikayeler yazman çok güzel, bence mutlaka bu yolda devam et. eminim güzel şeyler çıkarıyorsundur. 😀
    Mutlu sonlar artık kalıplaşmış hani derler ya mutlu sonlar masallarda olur. Mutsuz bitince yada yarı buruk bitince bize daha gerçekçi geliyor belkide sonu ölümle biten filmlerde o yüzden ağlıyoruz. Sonuçta mutlu biten filmlerde aa mutlu bitti diye sevinçimizden göbek atmıyoruz. 😀 Bitti deyip kapatıyoruz direk. Yani en azından ben öyle yapıyorum. Eğer gerçekçi gelseydi en azından bir süre filmin etkisiyle 32 dişimiz görünür bi vaziyette gezmemiz gerekirdi.
    Valla ne yalan söyleyim mutsuz bitmesin diyorum ama bende dramları çok seviyorum zaten şu blogda yüzde 90 dram vardır. 😀

  8. Hayatımın filmi desem abartmış olmam sanırım… Film bana tesadüfi sayılamayacak çok şey denk getirdi. Mesela o müzik… Johann Pachelbel’in Canon In D’si. Vuruldum filme. O tatlı kader anlayışları, aşk ile güzelleşen şeyler. Çok ciddi bi yapım bence.

    Bu tarz filmleri seven ya da benden kore filmi tavsiyesi isteyen sağlam izleyicilere ilk tavsiyem bu oluyor.

    • Bencede uzakdoğu sevenlerin mutlaka izlemesi gereken bir film adı üzerinde klasiklerden 😀 Müzikleride çok güzeldi, bende izlediğim filmlerde hep dikkat ederim müziklere en son closer to heaven’ında müziklerine bayıldım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s