Personal Preference/ Personal Taste/ Zevk Meselesi

Aylardır yolu gözlenen dizi başlamış hatta 8 bölümü bitmiş bile. Aslında bu sıralar başlamak gibi bir niyetim yoktu ama Yoon Eun Hye ninde kadroya katıldığını öğrenince bu kadar güzel kadroyla kötü birşey çıkmaz diyerek başlamış bulundum. Konu olarak her yerde Lee Min Ho’nun eşcinsel rolü yaparak So Ye Jin’in evine taşınması falan yazıyordu ama anlatıldığından daha karışık mevzular varmış eve taşınması için. Konuya geçmeden karakterleri tanıyalım:

Lee Min Ho/ Joen Jin-Ho

Kendisi zeki, becerikli, görüldüğü üzre yakışıklı bir mimar. Çok küçükken babasını kaybedince rakip mimarlık firmasının başkanı tarafından evleri elinden alınmış. Bizimkide kendi kendine ant içmiş bir gün evlerini geri almak için. Kendi çabasıyla bir mimarlık firması kurmuş ve onu büyütmek için ihale kapmaya çalışıyor ama her fırsatta rakip firma çeşitli oyunlarla ihaleyi kazanıyor. Ama Jin-Ho’nun sanat galerisi ihalesini kaybetmeye hiç niyeti yok işte olayda tam burda başlıyor.

Son Yee Jin/ Park Gae İn

28 yaşına gelmiş ama bu güne kadar düzenli bir ilişkisi olmayan güzel fakat bunun farkında olmayan, insanlara çabucak güvenip hayal kırıklığına uğrayan, iyilik sever, baba sevgisine muhtaç bir mobilya tasarımcısı kendisi. Annesini küçükken kaybetmiş, babasını annesinin ölümünden sonra ülkeyi terk etmiş ve kızıyla pek ilgilenmemeiş. Babasıda Kore de çok ünlü bir mimarmış ama karısının ölümünden sonra bu işleri bırakmış. Son yaptığı ev ise çok ünlü bir mimarı yapı olmuş ama evi kimsenin görmesine izin vermiyormuş. Park Gae-in bu evde yaşıyor ve bir odasını okuldan arkadaşına kiraya veriyor ve bu arkadaşının Park Gae-İn sevgilisiyle evlenince onun için olaylar bu noktada başlıyor.

Gelelim konuya: İkilimiz ilk olarak taksi tutarken tanışırlar. İkisininde acelesi vardır. Jin-Ho yeni bir Galeri sunumuna yetişmek için elinde maket galerisiyle yollara düşer. Gae-İn ise bir fuarda mobilyalarını satmak için. Taksi bulamayınca otobüse binmek sorunda kalırlar ve onlar için pek iyi bir deneyim olmaz.  (bu sahneler çok komikti) Jin-ho o gün ihaleyi kaybeder. Tesadüfe bakınki Rakip firmanın oğlu Park Gae-in’in sevgilisidir. Ama aynı zamandan Gae-İn’in 10 yıllık arkadaşıyla evlilik hazırları yapmaktadır. Bunu Gae-in’e nasıl söylesem diye kıvrım kıvrım kıvranmaktadır. Bizim saf kızımızda çocuğu böyle kıvranırken görünce evlilik teklif edecek sanır. Ama evlikik teklifi yerine ayrılmak istiyorum cevabını alır. Ama hala en yakın arkadaşıyla evleneceğini bilmiyordur. Bizimki içip sızınca arkadaşı onu otele götürür. (burdaki arkadaşada pek arkadaş denmez ama neyse) Bu sırada Jin-Ho’nun şirketinde çalışan bir elemanıda şarhoş olmuştur ve onlarda bu otela gelir. Burda Jin-Ho çocuga yardım ederken bizim kız bunları görürü ve yanlış anlaşılmalar işte burda başlar. Bizim kız Jin-Ho’yu gay sanar.

yanlış anlaşılma vol 1

O gecenin sabahında Gae-in ise en yakın arkadaşının düğününe mutlu mesut gider. Ama girişte sevgisiyle en yakın arkadaşının fotoğraflarını görünce bizim kız durumu yeni çakar. Jin-ho ise düğüne gelen konuklardan biri yeni sanat galerisi projesinin başkanı olduğu için düğüne katılıp onunla tanışmayı planlar. Gae-in gelin ve damada birkaç çift lafı vardır ama korumalar ona engel olur. Onu ve arkadaşını bir odaya kitlerler ama kader mi artık şans mı odada tüm salona yayın yapan bir mikrafon vardır ve tüm konuştukları duyulur. Gelinin daha önce kaç sevgili olduğundan tutunda damadın Gae-in sevgilisi olmasına kadar bütün salon gerçekleri öğrenir ve düğün iptal olur.

Bu olaylardan sonra Gae-in kendini iyice bırakır ve eve kapanır birde bunun üzerine iş arkadaşı kendi borcu yüzünden Gae-in evini hipotek göstermiştir ve ihbarname gelir. Parayı ödemezse babasının çok kıymetli evi elinden gidecektir. Tam bu sıralarda Jin-ho sanat galerisi projesini almak için uğraşmaktadır. Proje başkanının Gae_in’in babasının eviyle ilgilendiğini öğrenir ama o evin içini hiç görememiştir. Jin_Ho evin sahibibnin Gae-in çıkmasıyla küçük bir şok yaşasada evin içini görmek istediğini bir türlü anlatamaz sonunda Gae-in’in  hain arkadaşının odasını kiraya verdiğini öğrenir ve odaya talip olduğunu söyler. Böylece evin içini yakından inceleyecektir. Tabi o güne kadar birkaç yanlış anlaşılma daha olmuştur ve Gae-in, Jin-Ho nun gay olduğuna iyice emin olmuştur. Gay bir ev arkadaşının ilginç olacağını ve o sırada paraya çok ihtiyacı olduğu için onu kabul eder. İşte ikilinin ev arkadaşlığı böylece başlamış olur.

Ama tabi olaylar böyle güllük gülüstanlık gitmez, Hain ve yüzsüs arkadaşi In Hea eve geri döner. (gidip iki tokat atasım geldi o kıza) Düğün iptal olduğu için kalacak yeri olmadığını söyler.  Jin-Ho’yu görür eve eve hemen erkek aldığını ima eder, Gae-in de onuda mı elimden alacaksın ama yapamazsın o gay diyince, Jin_Ho nun tepesi atar evi terk eder. Daha önce Gae_in in onun hakkında böyle düşündüğünü anlamamıştır ve sinirlenir. Ama o projeyi çok istediğinden eve geri dönmek zorunda kalır. Gae-in’in onu gay sanmasına ses çıkarmaz. İşte asıl komik sahneler bu noktada başlar. Gae-in ev arkadaşının gay olduğunu düşündüğü için evde çok rahat davranmaktadır, Jin-Ho ise dünyada başka kadın kalmazsa yinede yineden bu kadına bakmam gibi düşündüğünden gay sanmasına birşey demez. Ama bu durum böyle mi kalacak dersiniz, tabiki hayır Jin_ho zamanla Gae-in aslında ne kadar iyi kalpli, sevgiye muhtaç, güzel bir kadın olduğunu fark edecek. Araya eski sevgililer girince Jin-Ho’nun gay olmadığı ortaya çıkacak. ki bu eski sevgili Yoon Eun Hye oluyor ve 8. bölümde giriyor.

Sanırım bu yazdığım en uzun tanıtım yazısı oldu. Eğlenceli klasik bir kore dizisi olmuş. Her dizinin olmazsa olmazları sırtta taşıma, soju içip sarhoş olma, iyilik sever saf kız, yardım sever erkek karakter, en komiğinden en iyi arkadaş falan derken hepsi bir araya toplanmış. Söylemeden edemeyeceğim bu erkeklerin giyim zevklerine bayılıyorum. Dizi boyunca Jin-ho’nun takım elbisilerine bittim. 🙂 Uzun lafın kısası izleyelim, izlettirelim dostlar. 🙂 Nerden izleyebilirim diyorsanız, ben vikii’ den izliyorum artık ingilizce, türkçe hangisini bulursam izliyorum. 😀

En Dip Not: Bu dizi Lee Sae İn’in aynı adlı kitabından uyarlanmış.

Reklamlar

Personal Preference/ Personal Taste/ Zevk Meselesi” üzerine 30 yorum

  1. Hoş bir dizi, yayınlanmasını uzun zaman bekledim, bir de bölümlerin birikmesini bekledim. şimdi yavaş yavaş izlemekteyim. ama cindrella’s sister daha çok ilgimi çekti, biraz daha izleyince ben de onun için -becerirsem- bir tanıtım yazısı yazabilirim^^

    • Cinderella’s Sister’ı merak ediyorum bende ama önce bu bitsin sonra ona başlarım. Senin yazınıda merakla bekliyorum canım, nedemek beceririsem tabiki beceririsin. Bende uzun zamandır dizi anlatmamıştım bi baktım film gibi ayrıntılı anlatmışım, hihi artık idare edin:))

  2. Geri bildirim: Personel Preference’den Lee Min Ho Show « Astrea'nın Atlası…

  3. bitmeden başlamayacağım yahu
    böyle güzel yazılar yazıp iştah kabartmayalım lütfen amaa 😛

  4. Yaaa kore dizilerinden uzaklaşmıştım. Neden bilmiyorum aslında hangisini izlemeye başlasam diye düşünmekten birine başlayamıyordum 😀 Şuan ağzımın suları aktı ama başlamayacağım. İnat işte dizinin bitmesini bekleyeceğim. Birde pc elimde omadığından merakta kalır sinir hastası olur çıkarım 😀 Neyse çok güzel anlatmışsın dostum ellerine sağlık. Biraz filmlerden uzaklaşıp dizi trafiği yapmanın zamanı geldi sanırım 😀 Özledim bir diziye sabah başlayıp ertesi sabah bitirmek için kırmısı gözlere razı olduğum günleri 😀

    • Dostummm hoşgeldin seni burlarda görmek çokkk güzel 😀
      Vallla başlama bence buna bitsin öle kökten izlersin, çünkü bağımlılık yapıyo 😀
      Ama diyorsanki ben sabrederim zaten ilk 16 bölüm yayınlandı, normalde 16 bölümdü ama 20’ye çıkarma olayı vardı ona noldu hiç bilmiyorum ama vikii ye final güzeldi falan yazmışlar. Daha ing çıkmadan millet korece izlemiş. Şimdiye kadar hiçbir diziyi koreceden izlemedim valal ben sabredenlerdenim. Yarına ing altyazısı çıkarsa bitmiş olacak dizi.
      Ahh ahh bende özledim valla iki günde dizi bitirmeyi ama az kaldı az bir ay sonra yaz tatili başlıyor. (tam tam dansı yapcam son sınavın olduğu gün 😀 ) İşte bende ancak böle haftada iki yayınlanan dizilere takılıyom, şimdilik.

  5. çok güzel anlatmışsın astrea ama tanıtım yazısı demek uygun olur mu bilemedim nerdeyse herşeyi anlatmışsın 🙂
    ama anlıyorum durmak zor oluyo dökülüyo bir anda herşey..
    çok güzel bir dizi hakkaten izlemeye başladım sonra çeviriler bitmediği için tıkandım kaldım sinir oldum bence de başlamayanlar bitmesini beklesin yoksa meraktan ölme tehlikesi var
    lee min ho süper giyiniyo valla bayıldım ben de..

    • çokk teşekkürler arwentry, öncelikle hoşgeldin sefalar getirdin 😀
      Valla şu kaptırıp yazma huyumdan bir kurtulsam, güzel şeyler çıkacak yaa neyse 🙂
      Bir başlayan bitirmeden bırakamıyo valla o yüzden bende çıkar çıkmaz ing. izliyodum çoğu zaman. Lee min hoo nun burdaki kıyafetleri çok hoştu yaa o kadar beğendim ki özel post bile yapmıştım hihi 🙂

  6. hoşbuldum 🙂
    yok ya o huydan kurtulsan bişeye benzemez asıl böle güzel kalsın bence 😛
    kıyafetleri ile ilgili posta bakamadım daha ama bakcam ilk fırsatta
    adamın fiziği güzel olunca ne giyse yakışıyo ztn..
    ben normalde öle kısa pantolonları fln beğenmem ama bana bile sevdirdi
    özellikle ceketleri süper ya çok farklı klasik takımlar gibi değil
    Allah hepimize öle bakmaya kıyamayacağımız bakınca da doyamayacağımız oppalar nasip etsin ne diyim 😀

  7. lee min ho’nun dizideki kıyafetleri, müthiş.. çok beyendim, trençkot bu kadarmı yakışır bir insana zaten özel hayatında da çok hoş giyiniyor tarzını en çok beyendiğim koreli aktör..

    • Öncelikle hoşgeldiniz 😀
      Yorumları malesef tekrar düzenleyemiyorsunuz ama ben düzelttim, umarım istediğiniz gibi olmuştur. 😀

  8. Dostum sana demiştim ya biraz biriksin pc de gelsin izlemeye başlayacağım diye dün başlamış bulnuyorum. Ancak beni rahatsız eden bişiler var dizide bunun bol roldeki kadından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Hani abartı oynuyor sanki. Gerçi daha 4 bölüm izledim ama arada sıkılıyorum izlerken gokusene geçiyorum. Hani bir adım sonra ne olacak diye meraklandırmıyor beni. Galiba uzun zamandır kore dizisi seyretmedim ya ondan da olabilir 😀 Neyse öyle işte 🙂

    • Bende ilk bölümde bumuymuş yaa demiştim ama sonra garip bir şekilde bağlandım çok sevdim. 🙂
      5. bölümden sonra falan kızımız azıcık düzeliyor, hareket ve kıyafet olarak, biraz daha devam et gittikçe saracak seni dizi. (zorla izlettirmeye çalışan Astrea:P haha )
      Cidden bende Japon izlemedim baya bir süre şimdi izleyince bir garip geliyor 🙂

  9. teşekkürler düzelttiğiniz için bu yıl izlediğim en güzel dizi….bende japon dizilirini çok itici buluyorum bir tane izlledim çok sıkıcıydı bana sanki biraz amerika dizilerini taklit ediyorlar hissi uyandırdı..kore dizileri çok özgün..onun için çok seviyorum kore dizilerini:) astrea blog’un çok güzel…yazmaktan büyük keyif alacağım…….

    • Teşekkür ederim, her zaman beklerim. 🙂
      Ben Japon dizilerinide severim ama uzun süre izlemeyince başlarda garip geliyor ama sonra alışıyor insan. Ama tabi Kore dizi sektöründe görsellik bakımından daha gelişmiş onu inkar edemem.

  10. Ben Japon dizilerine hastayım resmen 3 boyutlu anime tarzında. İşte özellikle izlediğim Gokusen bu konuda muhteşem. İzlemeyenlere tavsiye zaten 2. sezonuda bitirim bir yazı yazacağım. Dramı, aşkı muhteşem işliyor koreliler ancak japon espirileri daha bir komik oluyor hani kore yapımlarındada kırılıyorum ama dediğim gibi anime aşkımdan kaynaklı japon yapımlar ayrı bir hoşuma gidiyor. Personal Taste içinde devam edeceğim canım yarıda bırakacağımı sanmıyorum 😉

    • Gokusen’i çok duydum yaa hatta bir ara heveslenmiştim ama sonra uzun diye vazgeçmiştim. Hatta filmi çıktı bu sene. Valla şuan ne kadar japon oyuncu varsa bir kez o dizide oynamıştır heralde 😀 Yazını bekliyorum dostum, kimbap bir sen iki, sizde okuyunca direk izliyorum. 🙂 Artık nasıl bir ikna gücünüz varsa. 🙂

      • Valla aynen öyle. Herkes birkez gokusende oynamıştır. Hatta bu ikinci sezonda Kame bile var. Oguri, matsumoto, naramiya vs…İnanılmaz komik bir dizi.
        Vay canına demek bende de birazcık ikna kırıntıları varmış 😀 Peki ozaman bir gakusenci daha yaratacağım 😀

  11. ben dizilerinden çok sinemasını seviyorum,, geçenlerde izlediğim love letter vede dünyanın orta yerinde aşk için ağlıyorum.. çok çok güzeldi bu iki flim..dizilerini sevmem ama animeleri benim favorim..

  12. bende izLmek istiyorum.. bu dizi kaç böLmm_? hepsi de çk gzell olunca insan hangsini izliceni şaşırıyo :S:D

  13. Çok güzel anlatmışsın diziyi, o yüzden ben senin dizi tanıtımlarını okumamak için kendimi tutuyorum. Önce izleyeyim de ondan sonra okurum diyorum. Nitekim Personal Taste’de de öyle oldu..Dün bitirdim bu diziyi ve bugün hemen oturup blogumda yazdım..
    İlk on dizim arasında giremez ama izlediğime de pişman değilim ben açıkçası. Lee min ho yerine rolu başkası oynasaydı bu kadar ses getirir miydi, ya da kendini son bölüme kadar izlettirir miydi? sanmıyorumm.
    Ben dizide karakter olarak en çok Jeon Jin HO’nun arkadaşı Sang Joon’u sevdim, onun gay rolleri kopardı beni, çok eğlenceli, çok komik biriydi.Normal hayatta oyunculuğun dışında şarkıcıymış da aynı zamanda. Oğlan irisi şarkıcı haha, neyse diziye döneyim, iyiydi ya, keyifliydi. o kızın yerinde olup o aşkı O çocukla yaşamak isterdim. (kim istemezdi ki 🙂
    Neyse blogumdaki Personal Taste yazımı yorumuna sunuyorum 🙂

    http://bendengecenkikayeler.blogspot.com/2012/09/kore-dizisi-personal-taste.html

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s