Where is the title?

 

– Astrea blog alemine dönmüş bulunmakta^^

-Ne? Gitmişmiydi ki dönsün?

Bir konuya açıklık getirmek istiyorum: Tatil dediğin dinlendirici, huzurlu, yavaş tempolu olur değil mi? Peki o zaman ben bu tatilde neden bu kadar çok yoruldum? Hayır işin kötüsü şu ki: Bu tempoya çok alıştım. Şimdi yine o normal tatil günlerime döndüm ama bu seferde  o kalabalığı özledim. Tam dayaklığım ha! Otur tatilin tadını çıkar, değil mi?

Ne yaptın da bu kadar yoruldun diye soracak olursanız. Her şey stajla başladı, hava kararmış her an yağmur patlamak üzereydi diye korku filmi atmosferi yaratmayacağım tamam^^ Staj süresinde şehir dışından arkadaşlarım geldi ve onlarla bir İzmir turu yaptık. Sayılı günleri değerlendirmek adına her gün dışarı çıktık. Burada benim turist gibi her şeyin önünde fotograf çektirdiğimi hayal edebilirsiniz.  Sonra da bir haftalık Kıbrıs seyahati. Kıbrıs’tan geldiğimde yine staja devam ettim. Sonra arkadaşlarla görüştüm falan derken şu bir ay arkamdan atlı kovalıyomuş gibi gezdim. Ve nihayetinde bu tempoyu geride bırakarak evime dönmüş bulunmaktayım. Girişte kapının eşiğini falan öptüm desem de siz inanmayın.

Açıklamamı yaptıktan sonra asıl meseleye geleyim. Benim bir adet hikaye blogum vardı. (Ah şükür hatırladın) Bir ay önce geyik olsun diye sezon finali mi yapsam derken, ciddi ciddi sezon finali yapmış olduk. Ama sezon finalinden dönen her dizi gibi son sürat devam edeceğiz dostlar. Tabi bu blogu da unutmuyoruz. Geçikme için af diler, yeni yazılarda görüşmek üzere derim^^

Kıbrıs’tan size ne mi getirdim? Yukarıda ki fotografı getirdim mesela^^