New Girl: Who’s that girl? It’s Jess

Günlerdir aklımda olan şu postu yazmak için ilk adımı attım gerisi nasıl sonuçlanır bilemeyeceğim ama bu satırları okuyorsanız demek ki bitirip yayınlamışım. (Aferin bana) Bu diziyi dostum Sermin’in önerisi ile başladım. Hatta çoğu bölümünü onunla birlikte izledik. Onun ikinci izleyişiydi ama kesinlikle iki kere izlemeye değerdi. Hatta şimdi bende bir arkadaşımın aklına girerek beraber izlemeyi planlıyorum kıh kıh kıh (Burada gözlerini Kimbap’a diker, aklımdaki kurban o)

Önce teknik bilgilerden başlarsak dizimizin 24 bölüm ama bölümler 20 dakika olunca normal diziler gibi 12 bölüm sayın siz onu:P Dizinin kahramanı yanı şu Yeni Kız’ımız Jess (Ki kendisini Jooey Deschanel canlandırıyor, pek severim^^) eve geldiğinde uzun yıllar birlikte olduğu erkek arkadaşını başka bir kadınla yakalar ve apar topar evden ayrılır.

Sonra artık çaresizlikten midir yoksa “dizi abi bu, böyle olması gerek” dediklerinden midir. Üç erkeğin olduğu bir eve dördüncü ev arkadaşı olarak yerleşir. Tabi beylerin kabullenmeleri başta zor olacaktır ama Jess’in model arkadaşları olduğunu duyan Schmidt’in ısrarlarıyla kabul edilecektir.

Jess zaten hafif kaçık bir tip bir de evdekilerde onlardan aşağı kalmayınca evlere şenlik bir dizi olmuş. Her bölüm birbirinden zevkli ve bölümler ilerledikçe dizinin kalitelileştiğini hissediyorsunuz.

*Jess eğlenmeyi seven, duyduğu kelimelere uygun saçma şarkılar yazıp söyleyen, düğünlerde takma diş takan, bir çakal gördüğünde Road Runner taklidi yaparak onu korkutmaya çalışan (en evdiğim sahnedir yarım saat güldüm kesin) bir kız hayal edin gerisini artık:)

*Nick, hukuk fakültesini bırakmış,kendini salmış, ayrılık acısı çeken ve en sevdiğim karakterlerden biri olmayı başaran bir tip.

*Schmidt, kendini aşırı derece de beğenmiş, sürekli kendini öven ve her övdüğünde de ceza olarak evde ki kavanoza para atan ama aslında şebek mi şebek bir tip.

*Winston, aslında ilk bölüm de onun yerine Coach vardı ama eski dizisine dönünce onun yerine geldi onun da diğerlerinden aşağı kalır yok ama aralarında en sakini o diyebiliriz. Winston’da eski bir basketbolcu, girdiği her işte en iyisi olma ve kazanma hırsı var.

*Cece, Jess’in model olan arkadaşı başlarda az görünse de sonlara doğru o da her bölüm olduğu için ve karakterini pek sevdiğim için yazmak istedim:)

Bu karakterler bir araya gelince başta bir yabancılık çekseler de, Jess’in davranışlarına alışamasalar da git gide “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” sloganı ile hareket etmeye başlıyorlar ve biz de bölüm sonlarında pek mutlu  sırıtık bir halde kalıyoruz.

Reklamlar

New Girl: Who’s that girl? It’s Jess” üzerine 10 yorum

  1. Tam da şu sıralar izleyecek bir şeyler arıyordum . Bu kadar karikatür karakterlerle doluysa ve bölüm süreleri de kısaysa kesin iki üç günde mideye indiririm ben bunu 🙂
    Eline sağlık. Çok ikna edicisin gerçekten 🙂

    • Aynen dediğin türde bir dizi bende 4-5 günde bitirdim hele sonları bir günde 10 bölüm izlediğimi hatırlıyorum:)
      Haha çok teşekkürler 🙂

  2. Hey girl, whatcha’ doing?
    Hey girl, where you going?
    Who’s that girl? Who’s that girl?
    It’s Jess!

    Diyerek girişi yaparım 😛 Birde orjinalinin linkini vereyim. Çok eğlenceli 😉

    “Kimbap’ı bir türlü başlatamadığımız dizi” olarak da hatırlayabileceğimiz bir dizi bu.
    Şirinlik abidesi, komedi furyası, duygusal yansıması ve dostluk dolu. E daha ne olsun? Üstelik kısa kısa tam çerezlik.
    Bana evde bir “The Douchebag Jar” bulundurma isteği yaratmıştır. Tabi bunun dışında bir tane Nick, bir tane Jess, bir tane Schimidt, bir tane Winston… Tamam hepsinden istiyorum 😛 Hatta araya Dirk bile sıkıştırabilirim o derece 🙂

    YA bu öyle bir diziki karakterlerine tek tek aşık olup bir anda onlar gibi davranır bulabiliyorsunuz kendinizi. Nasıl oluyor ki bu?? Ama çok eğlenceli. Mesela ilk bölümdeki coach için “Seninle konuşmak istemiyorum” diyerek hayranlığımı belirtmek isterim. Hasta olmuştum o adama tek bölüm bile yetmişti.

    Üstelik bence bir çok kez izlenebilecek bölümlere sahip. Hani oturup 3. kez bile izlesem aynı zevki alırım o derece yani.

    Amanın ne çok konuştum. Bir postta benim yorumdan çıkar. Kısacası izleyin, izlettirin. Hepimiz onlar gibi olalım mutlu mesut yaşayalım 🙂

    • Ahaha bu opening’i muhteşem her bölümde sıkılmadan izledim:D
      Şu kavonoz işi her eve lazım cidden valla evin tüm masrafı çıkardı, Schmidte de yazık ediyorlar adam daha ağzını açmadan “Kavonoz” ahaha
      Bak demekki seninde yazman gerekiyormuş bir post 😀

  3. Ben izlemeyi düşünüyorum bunu ne zamandır ama bir türlü sıra gelmiyor. Yine aldım listeye yazdım aklımın bir köşesine belki bu aralar izlerim. Sen de öneriyorsan güzel demek ki 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s