Japonya: TV’lerde, Billboard’larda Tanıdık Yüzler

Yine gezi yazılarının arasına karışmış, arada kaynamayı amaçlayan saçma bir postla karşınızdayım. Ama böyle postları sevdiğinizi itiraf ettiniz, benim suçum yok:P Efenim Japonya’ya ilk ayak bastığımız saatlerde, ki bu gece oluyor bu yüzden hemen otele yerleştik. Hemen yakınlarda bir markete giderek ihtiyaçlar zincirinde birinci dereceden ihtiyaçlara giren yemek ihtiyacımızı karşıladık. (Bir cümle bu kadar uzatılabilir, Nobel’e adayım bence:P) Sonra “Yaa şu TV’yi açalım bakalım ne var.” derken, dakka bir gol bir karşımızda Matsu. (Bundan sonra 7/24 her yerde Matsu’yu göreceğimizi bilmediğimiz için ilk günden bir heyecan yaptık. Bir zamanla PC ekranından izlediğimiz adamlar aç TV’yi karşında falan^^

Matsu’nun pijamaları giyelim rahat rahat takılalım tarzındaki gece programından görüntüler:

Bu günden  sonra Matsu adeta bir dost bir sırdaş bir günlük gibi hayatımızdaydı adssadsda Hangi kanalı açsak onu gördük, hangi reklamı izlesek o çıktı hangi billboard’da baksak o vardı. Japonya demek Matsu demekti adsfsadsad abarttığımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Japonya’da bir Matsu bir de One Piece her yerde karşımıza çıktı:D Türkiye’ye döndüğümüzde en çok onun eksikliğini hissettik adsdasd

Matsu kirpiklerine  sahip olmak ister misiniz?

Yeni bir şehir, yeni bir otel ve yeni bir dizi:P Gündüz bedevi gibi yürüdüğümüz için gece de TV karşısında sızıp kalıyorduk. Bu saatler de ya eğlence programları ya da dizilerin tekrarını veriyorlardı. Biz de reklamını gördüğümüz Matsuda Shota’nın yeni dizisine denk geldik. Japon tarihi dizisi ilk defa izledik ve oldukça beğendik. Dönünce bunu netten izleyelim diye listeye aldık. İlgilenenler için dizinin adı Taira no Kiyomori kadro baya sağlam, dizi de güzeldi alt yazısız bir bölüm izledik valla:)

Buda benim 465465 kez Kame’ye benzettiğim Sato Takeru’nun konuk olduğu bir program. Kimbapsushi‘de yılmadan yıkılmadan her seferin de “O Kame değil hani ona çok benzeyen..” diye açıkladı garibim adassdasd

Veee benim tontişim TV’de, bu günleri de mi görecedim tombik yanaklımı TV’ler de mi izleyecektim ahh ahh diye göz yaşlarına boğulurken bir baktık program bitmiş. Sonuna denk gelmişiz, nası bir program anlamadım ama tombik yanağımı 3 dakikalığına gördüm yaa yeter adsasdad

Zaten biz de hala Kame’yi göremediğimizi şaşırmıştık ki çok eğlenceli bir programa denk geldik:)

Şimdi ekrandan biraz uzaklaşıp sokaklara gidelim kimleri göreceğiz:)

Evet evet yanlış görmediniz Kim Hyun Joong:D

Ah böle fotoğraf ağırlıklı postlar yazmayı çok sevdim ben yaa, en sonunda  tumblra döndüreceğim blogu tam olacak^^ Daha az  fotoğraf daha çok yazı yazdığım postlarda görüşmek üzere dostlar^^

Reklamlar

Japonya: O Tapınak Benim Bu Tapınak Senin Geziyoruz (1)

Japonya’da gezdiğimiz tapınakları bir postta toplamak istedim ama yine ikiye çıktı bu:)

Tapınaklardan bahsetmeden önce Japonya’da inançlardan bahsedelim. Japonya’da yaygın olarak Şintoizm ve Budizm’e inanılıyor. Şintoizm’de her olayın her nesnenin bir ruhu olduğuna ve ona zarar verdiğiniz de ruhun size zarar vereceğine inanılıyor diye kısaca açıklayabilirim. Örneğin suyu çok kullanırsak Su Tanrısının insanları cezalandıracağını düşünülüyor. Bu tapınakları girişlerinde ki kapılardan (Torii) ve sağına soluna asılan şimşek figürlerinden tanımak mümkün. Şintoizm’de tanrıya Kami deniyor. Dizilerde animelerde  Kami-sama olarak duymuşsunuzdur. Japonca’da “sama” burada en büyük saygı eki oluyor. Şimşek figürü ise tanrının kızdığını ve onun gözyaşlarını simgeliyor.

Budist tapınağı olduğunu da direk Buda heykelinden anlıyoruz.

Bu kadar tapınak gördükten sonra ilk bakışta  Şintoizm mi yoksa Budist tapınağı mı oldu ayırt edebiliyorduk:)

Japonya’da binlerce tapınak var, biz bunlardan en önemli ve değişik özellikli olanlarına gördük.

Todai-ji Tapınağı

Bu tapınak Nara’da bulunuyor ve en önemli özelliği dünyanın en büyük Buda heykeline sahip olması. Tapınağına ulaşmak için Nara Parkı’ndan geçmeniz gerekiyor. Bu parkta geyikler insanların içinde serbestçe dolaşıyor ve onları sevip yiyecek verebiliyorsunuz. İlk başta insanların arasında geyiklerin gezmesini şaşkın gözlerle izledik ama dönüş yolunda sağımızda solumuzda dolaşan geyiklere alıştık:)

Budist tapınakların da ki Buda heykellerinin ellerinin duruş şekilleri farklı oluyormuş. Ve her birinin anlamı da farklıymış. Burada ki Buda elleriyle “Ben buradayım ve sizi koruyorum.” diyor.

En üst seviyede ki Buda’ya Nyerai deniyor. Onun yardımcılarına ve yolunda gidenlere Bosatsu deniyor. Aşağıda ki fotoğraf daki Bosatsu oluyor.

Bu da Buda’nın koruyucularından biri, bunlara Myoou deniyor. Tapınakta ortada Buda, iki yanında Bosatsu ve  arkasında da Myoou’lae duruyordu.

Bunlarda neredeyse her tapınakta satılan ve tapınağa özgü keklerden. Bu keklerin içinde siyah tatlı fasülye var ve çok lezzetliler:) Ben de annemlere şu geyikli olanından aldım:)

Golden Pavillion Zen Tapınağı  (Altın Mabet)

Kyoto’da olan bu tapınağın en büyük özelliği adından da anlaşılacağı gibi altın olması. Tapınak tamamen altın kaplama ve içine girmek hatta yaklaşmak yasak. İçinin fotoğrafı bile yıllardır gösterilmiyormuş bu sene broşürlere eklenmiş.

Gölün ortasında ki bu güzelliği gördükten sonra Japon bahçesinde yürüyerek aşağıda dua edebilen bir tapınağa ulaşıyoruz. Altın Mabet’e girmek yasak olduğu için dua etmek üzere ayrı bir tapınak yapılmış olmalı.

Tüm tapınakların girişinde arınacağınız bir çeşme bulunuyor. Arındıktan sonra tapınağın önüne gelip çanı çalıyorsunuz ve oradaki Tanrı’ya geldiğinizi haber veriyorsunuz. Daha sonra 2 kere selam verip 2 kere ellerinizi birbirinize çarpıyorsunuz ve tekrar selam verip dua etmeye başlıyorsunuz. Orada ki kutuya 5 Yen atmanın şans getirdiğine inanılıyor. 25 Yen ise çifte şans:)  Tabi bunları biz değil Şinto veya Budistler yapıyor.

Kiyomizu Tapınağı

Bu tapınağın altından akan suyun kutsal olduğuna inanılıyor  ve hiçbir çivi kullanılmadan inşa edilmiş, UNESCO koruması altında ve dünya mirası sayılıyormuş.

Tahtaların iç içe geçmesiyle yapılmış olan tapınağın ilerisinde uzun bir köprü var ve bu köprünün manzarası aşağıda ki fotoğraflarda gördüğünüz gibi. Yeşilliklerin arasından görünen ise Kyoto şehri^^

Şimdilik bu kadar, diğer postlarda görüşmek üzere;)

Japonya: Shirakawago’ya Aşık Olmamak İmkansız Gibi

Japonya’daki 6.  günümüzdü ve artık buranın doğal güzelliklerine alıştık diyor ki yine gözlerimizi kamaştıran bir manzara ile karşılaştık.  Tüm ömrünü geçirebileceğim yerler arasında ilk sıralara yerleşen Shirakawago Gassho tarzı evleriyle meşhur. (Bir tanesi benim olsun diye neler vermezdim)

Bu evlerin olduğu bölgeye gidebilmek için uzun bir köprüden nehri geçmeniz gerekiyor.

Bu evler ismini üçgen şeklinde ki çatılarından alıyor. Bu Japonların ellerini çenelerinde birleştirerek ölülerine selam vermek için kullandıkları hareketin ismi. Evlerin çatılarının bu şekilde yapılmasının bir çok avantajı var. Bunlardan biri bölge kışın çok kar yağışı aldığı için karın çatıda birikmeden aşağı düşmesini sağlıyor.

Eskiden bu bölgede ipek böcekçiliği ve mermi yapılıyormuş. Şimdilerde daha çok zengin insanların yaşadığı evler olsa da hala ipek böcekçiliği yapanlar bulunmaktaymış. Bu evler 3 kattan oluşuyor. En alt katında insanlar yaşıyorlar ve ortada bir ocak yanıyor. Orta katta mermi yapılıyor ve en üst katta da ipek böceği yetiştiriliyor. Shirakawago dağların arasında gizli bir yer de olduğu için eskiden gizlice mermi yapılır ve savaş için kullanılırmış.

Evlerin bazıları turistik ziyaretler için müze şeklinde kullanılmış ve eski özellikleri konularak ziyarete açılmış. Yukarıda ki fotoğraf bölgede ki en büyük evin çatı katı. Buradaki ahşapların  siyah olmasının nedeni; en alt katta yanan ocağın dumanını yukarıya veriyorlar ve çatının güçlenmesini sağlıyorlar.

İpek böceklerinden kalan kozalar.

Kullanılan eşyalar.

Bahsettiğim en alt kattaki ocak.

Şimdi bilgi verme kısmını bitiriyorum ve sizi muhteşem manzaralarla baş başa bırakıyorum:)

İnsanlardan korkmayan kırmızı balık:)

-Totoro’lu saksı isteyen?  -Ben:)

Bu bölgede 466456 tane fotoğraf çekmişim, aralarından seçmek zor oldu. Şimdi siz bunlara bakarken ben de gidip diğer fotoğraflara bakıp bakıp ağlayacağım. Neden döndük ki biz yaa, kalaydık burada^^