Soğuk bir Gerilim: Prisoners (2013)

exclusive-prisoners-uk-quad-poster-143946-a-1378291853-470-75Bu filmi neredeyse 5 aydır sinemada izleyeyim diye bekliyorum. Amerika’da geçen sene vizyona girdi Türkiye’de de vizyon tarihi Ekim ayından beri her ay ertelenerek en sonunda rafa kaldırmaya karar verdiler herhalde. Hayır madem vizyona girmeyecek neden gelecek vizyon tarihinde yayınlıyorsunuz bir tarih veriyorsunuz. Sırf Hugh Jackman’dan ötürü evde değil de sinemada izlemek istemiştim ama maalesef olmadı.

Filmin konusu ilk başta klasik görünse de içinde ki detaylar, karakterler, oyunculuk filmi almış götürmüş. Keller Dover’ın (Hugh Jackman) 6 yaşında ki kızı Anna ve aynı yaşındaki arkadaşı Joy bir Şükran günü yemeğinde kaybolur. İki aile ne yapacaklarını bilemez üstelik nereye gitmiş olabileceklerine dair tek düşünceleri sokağa parkeden ve olaydan önce çocukların ilgisini çeken eski bir karavandır. Polise haber veren aile karavanın tarifini verir ve Dedektif Loki (Jake Gyllenhaal) olayı araştırmaya başlar. Karavan şoförü gözaltına alınır ancak zeka geriliği olduğu anlaşılınca ve hakkında yeterli kanıt bulunamayınca serbest bırakılır.

Prisoners-0003-20130903-119

Ancak Keller adamın suçlu olduğuna emindir ve adaleti kendi elleriyle sağlayacağına inanarak tehlikeli bir planı gerçekleştirir. Bu saatten sonra  geriye dönmek ve polise güvenmek yoktur ve kızları kendi elleriyle bulabileceğini düşünmektedir. Buraya kadar her şey sıradan bir kaçırma filmi gibi gelmekte ama bundan sonra olan olaylar, verilen ipuçları, filmdeki karakter anlatımları iyi kurgulanmış. Film 153 dakika normal filmlerden daha uzun ve daha ağır bir tempoda ilerliyor. Ancak o sessiz olaysız sahnelerde bile sizi germeyi ve merak ettirmeyi başarıyor. Filmin genel havası gerilim filmlerinde olduğu gibi kasvetli, soluk renkler, ıssız banliyöler şeklinde ama dediğim gibi türü sevmeyenler içinde merak edici unsuz sebebiyle zevkle izlenebilir.

Prisoners 10Filmin bize yönelttiği sorular: kızları kim kaçırdı, kızlar yaşıyor mu, siz babanın yerinde olsaydınız ne yapardınız, ailenin için ne kadar ileri giderdiniz, iyi bir insan ne zaman kötü tarafa geçer? gibi soruların yanı sıra film biraz alttan da olsa inanç ve inancın sorgulanması, inancı kaybetmek konularına da değinmiş.

Prisoners-Hugh-JackmanFilmin başından itibaren küçük küçük ipuçlarıyla olayları birbirine bağlıyorsunuz ve neler olduğunu az çok anlıyorsunuz. Ama yine de kendi adıma konuşuyorum, çocukları kaçıranın kim olduğunu gördüğüm de şaşırdım. Bunun bir nedeni de daha iyi bir nedenden ötürü olamasını beklememdi. Neden bana mantıksız geldi. Zaten film de konudan çok oyunculuklara, filmde ki karakterlerin ayrıntılı tasvirlerine yoğunlaşmış. Konu da bazı boşluklar olması önemli değil siz benim yarattığım karakterlere odaklanın denmiş gibi:) Oyunculuklar ise tartışmasız çok iyi bence, Hugh Jackman’ın babayı, Jake Gyllenhaal’ın dedektif karakterini üst seviyelerde oynamışlar. Diğer oyuncularda oldukça başarılı bu kadar başarılı oyunculuklar ve derin karakterleri ele alınmasıyla biraz da senaryo daha iyi işlenmiş olsaydı on numara bir şey olacaktı:) IMDb’den 8.2 almış ve vizyona girdiğinde Amerika’da ilk hafta rekorunu kırmış.

Şiddetle tavsiye ettiğim filmlerden, izleyin gelin konuşalım:)

Reklamlar

Soğuk bir Gerilim: Prisoners (2013)” üzerine 11 yorum

    • Evet işte kurgudaki boşluklar düşündürüyo ama yönetmen karakterlere ağırlık verdiğini söylemiş böle olunca olay değil de kişi odaklı olmuş.

        • Evet genelde eleştirmenlerde öle demiş senaryoyu da önemseseymiş ödüleri toplarmış:) telefondayım görünüyor foton ordan tanıdım ben de:))

  1. Valla film hakkında yorum yapamayacağım çünkü izlemedim 🙂 Ben blogunuz üstünde yoğunlaşayım diyorum 🙂 Blogunuz ilk keşfettiğim blog. Evet evet vurmayın ilk kez blog okuyorum düzenli olarak ve bu sizin blogunuz. Lee Seung Gi aşkım sayesinde tanışmıştım hatta. O kadar çok ortak noktamız var ki başta Siwon ve Lee Seung Gi. Kelimelerinize, samimiyetinize bayılıyorum. Çoğunlukla tebessümle okuyorum yazılarınızı (hatta bazen kahkahaya da dönüşüyor ). Velhasıl kelam çok başarılısınız. FİGHTİNG!!!

    • Ayy çok teşekkür ederim böle söyledikçe ben mutlu oluyorum:))
      Bu aralar sık yazamasam da bu sözleriniz bana sık yazmammı daha çok yazmamı hatırlatıyor:)
      Ahh çok iyi ortak noktaarımız varmış zevkinize güveniyorum o zaman:D

      • Evet evet çok çok yazın Bayağıdır var mı yeni bir şeyler diye giriyordum dün yeni yazı görünce mutlu oluverdim Bizi daha fazla mutlu ediniz efenim Ortak noktalarımıza gelince kesinlikle çok zevkliyiz Lee Seung Gi ve Siwon severler olarak Omo cümle çok uzun oldu Devam ediniz ki yeni cevherlere ilham olsun^^ Okunuyorsunuz

  2. Biz de kardeşimle daha dün akşam seyrettik. Belirttiğin noktalara kesinlikle katılıyorum. Ben de bir yazı yazarım her halde film hakkında çünkü yazıyı hak eden filmlerden eksikleriyle ve artılarıyla. Uzun zamandır böyle derli toplu bir suç/gerilim filmi seyretmemiştim. Ok senaryosu vasat ama oyuncular cidden olağanüstü. İzlemeye doyamamamızın nedeni bu olsa gerek 🙂

    • Evet karakter bakımından çoşmuş, kaçırma olayının 2 şüphelisinin de hayatlarına ayrı bir film yapılırdı heralde neydi öle yılanlar, tabutlar, labirentler:)
      Karaktere önem vermek istemişse yönetmen bunu başarmış bence de:)

  3. Katil, kişi olarak mantıklı, yerinde sebepleri de var gibi. Normalde amaağn derdim ama bir kaç hafta ID izleyip Amerika’da gerçekten bu sebeplerle cinayet işleyen insanlar olduğunu görünce olduğu gibi kabul ettim finali. Ama mesela film boyunca gerizeka olduğu için ve işkence gördüğü için Alex Jones’a üzülsek bile katil o mu acaba diye şüpheler vardı içimizde. Filmin sonunda suçlu ortaya çıkmasa ve Jones’un masum mu yoksa suçlu mu olduğu netlik kazanmasaydı çok daha fantastik bi final olurdu bence. 12 Kızgın Adam ya da Memories of Murder gibi…
    Onun dışında filmin genel atmosferini pek sevdim ben. Karamsarlığı daha iyi yansıtmak için havanın sürekli soğuk, yağışlı ya da karlı olması o çaresizlik hissini daha yoğun yaşamamızı sağlamıştı. Paul Dano’nun oyunculuğu :”)) Bu çocuğun suratı :”)) Oyunculuk kabiliyeti cidden inanılmaz. Suratı ve fiziği çok müsait olmasına rağmen hiç bir rolünün üzerine yapışmaması da onun yeteneklerinden ileri geliyor herhalde… filmden de kendisinden de pek etkilendim :”)

    • Ben 2. yarıdan sonra falan Alex’in olmadığına emin oldum başlarda acaba diyodum ama ondan sonra sanki katili hiç göstermeyecekler gibi geldi nedense aslında dediğin gibi öyle olsaydı efsane olabilirmiş hem de böylece en çok eleştirilen zayıf senaryo kısmını egale etmiş olurdu:)) Evet Paul o kapalı kaldığı anda bile resmen hissettirdi bizi o küçücük pencerisinden bah ürperdim şimdi hatırlayınca:))
      Ortamları ben de çok sevdim böle o sıkıntıyı yaşanmış bize durağan gerilimine destek çıkmış bir gerilimde kapalı hava eklemiş^^

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s