Heavenly Forest ( sizinde bir gizli bahçeniz var mı? )

İlk defa izler izlemez bir film anlatacağım. O kadar çok beğendim ki hemen yazmalıyım dedim. Filmi kapattım, yüzümü yıkadım ( ah çok ağladım çok)  geldim ve yazmaya başlıyorum.

İşte bu afişiyle insana ” beni izle ” diyen filmi afişi sayesinde farkettim. Konususnuda okuyunca izlemeye karar verdim. ( ama böyle biteceğini asla tahmin etmezdim. )

Hikayemiz  Makoto’nun (Hiroshi Tamaki) 2 yıldır görüşmediği arkadaşı Shizuru’dan (Aoi Miyazaki) mektup almasıyla başlar. Shizuru New York’ta bir fotoğraf sergisi açmıştır ve arkadaşını davet ediyordur. Makoto mektubu alır almaz soluğu New York’ta alır. Bundan sonra hikaye geriye döner ve ilk nasıl karşılaştıkları anlatılır.

Üniversitenin ilk gününde Makato Shizuru’yu kullanılmayan bir yaya geçidinden karşıya geçmek istediğini görerek oradan geçemeyeceğini söyler. Shizuru ise bunu başaracağını söyler. Shizuru ufak tefek çocuk görünümlü bir kızdır. Genlerinden gelen bir hastalık yüzünden büyüyemiyordur. Onun bu çocuksu ve tuhaf hallerini (bence çok şirin) Görenler ondan uzak duruyordur. Makoto’nun ise bir deri hastalığı vardır. Sürekli kaşınıyordur ve sürekli bir krem kullanmak zorundadır. Bu kremi sürünce kötü koktuğu için insanlardan uzak duruyordur. Bu ikili her yönüyle birbirlerine benzemektedirler.

Makoto fotoğrafçılıkla ilgileniyordur. Ve Shizuru’nun karşıya geçmeye çalışırken farketmeden resmini çeker. Farkedilmediğini sansada shizuru yemekhanede yanına gelerek resmini çektiğini gördüğünü söyler. Makoto ise o yoldan geçip geçemediğini sorar. Ama kızımız geçmeye kararlıdır. Bunu gören Makoto sabah çok erken gelirse geçebileceklerini söyler. Hava henüz aydınlanmamışken gelirler. Makoto, Shizuru’yu bırakıp gizli bahçesine gider tabi kızımızda peşinden böylece Makoto’nun gizli yerini öğrenmiş olur. Makoto Shizuru’ya burada fotoğraf çekmeyi öğretir. Her şey çok güzel gidiyordur ta ki Makoto’nun sınıflarındaki güzeller güzeli Muyuki’ye aşık oluncaya kadar. Makoto Miyuki’nin grubuna katılır artık onunda bir arkadaş grubu vardır. Arkadaşları Shizuru’nun bir ucube oldukları onunla arkadaş olup olmadığını sorduklarında bunu reddeder ve Shizuru’yu korumaz. Bunu arkadan dinliyen Shizuru çok üzülür.

Shizuru Makoto’ya ilk görüşte aşık olmuştur. Ama onun Miyuki’yi sevdiğinin farkındadır. Bazı zamanlar kıskançlık krizlerine girsede onların birlikte olmasına yardım eder. Bir gün evini terk eden Shizuru Makoto’yla kalmaya başlar. Shizuru kardeşi öldüğü için evini terk ettiğini söyler. Annesi ve kardeşi aynı genetik hastalık yüzünden ölmüşlerdir. Shizuru der ki ” bu hastalıkta aşık olduğunda ölürsün.” tabi Makoto bunu ciddiye almaz tıpkı Shizuru’nun sürekli “bir gün büyüyp çok güzel bir kadın olacağım, ozaman benimle çıkmadığına pişman olacaksın.” sözünü ciddiye almadığı gibi.

Shizuru bu sözü son zamanlarda çok sık söylemeye başlamıştır. Hala çocuk bedenine sahip olduğunu ve bir gün çok güzel ve seksi bir kadın olacağını söyler. Makoto ise her zaman “tabi, tabi” diyerek geçiştirir. Shizuru bir gün Miyuki ile bir defileye gidecektir. Ama kokmaması için kreminden sürmez ve yanınada alamz. Defile sırasında yarası kaşınınca lavobaya koşar ve farkeder ki Shizuru onun için kremi cebine koymuştur. Bu olaydan sonra Makoto duygularını sorgulamaya başlar acaba gerçekte kimi seviyorudur. Aynı gece Shizuru dişini kaybeder. Shizuru’nun hala bebeklik dişlerinin bazılarını dökmemiştir. Shizuru büyemeye başlıyordur. Makoto ona bir hediye vermek istemiştir ve ne istediğini sorar. Shiruzu ise fotoğraf yarışmasına katılmak için öpüşürken resim çekilmek istediğini söyler. Makoto bunu kabul eder ve gizli bahçelerine giderler. Shizuru gözlüklerini çıkarınca Makoto onun ne kadar güzel olduğunu farkeder. Düzeneği kurarlar ve öpüşürken resim çekilirler. “Bu resimden sonra Shizuru bu öpücüğün içinde birazcık aşk varmıydı?” diye sorar. Ama Makoto bunu duymaz yada duymamazlıktan gelir. Aynı günün akşamı Makoto duygularının farkına varır ve aceleyle eve gelir. Fakat Shizuru evi terk etmiştir. O günden iki yıl sonraya kadar ondan haber alamaz. Ve tekrar iki yıl sonra New york’a döneriz. Makoto büyük bir heyacan içinde Shizuru’yla buluşamayı beklemektedir.

Bundan sonra sonunu yazacağım, ama sonu tahmin ettiğiniz gibi olmadığı ve süpriz olarak kalsın istiyorsanız bence bundan sonrasını okumayın. Benden uyarması. 😀

Makoto ve ben karşımında güzelleşmiş bir şekilde Shizuru’yu beklerken Miyuki çıkar gelir. Shizuru’nun bir iş için şehir dışına çıktığını söyler. ( bu işin içinde bir iş var diye düşünürüz.) Makoto sergi açılışına kadar kalmak ister. Miyuki Shizuru’nun evine yerleşmiştir. Miyuki işe gittiğinde Makoto evde yalnız kalır. Ve o telefon mesajını alır. Arayan Shizurun babasıdır. Kızının Ölümün 49. günü olduğunu ve ruhunun artık huzura kavuştuğunu ve Miyuki’ye cenaze töreni yaptığı için teşekkür eder. Gerçeği öğrenen Matoko buna inanmaz ve Miyuki’den gerçekleri anlatmasını ister. Meğer Shizuru’nun hastalığı büyüyememesi değilmiş. Bu hastalık beden olgunluğa erişince öldürüyormuş. Yani büyüdüğünde ölüyorsun. Shizuru bu yüzden sürekli büyümesini engellemiş. (hatta yemek bile yemeyip krakerle besleniyordu.) Ama Makoto’ya aşık olunca büyüyüp güzel bir kadın olup onu etkilemek istemiştir. Tıpkı söylediği gibi aşk onu öldürmüştür. Ölmeden önce Makoto için mektuplar yazıp bırakmıştır ve Miyuki’den onları aralıklarla göndermesini istemiştir. Makoto ölesiye pişmandır ve gözyaşları su gibi akar. (ah ah o ağladı ben ağladım.) Ertesi gün sergiye gider ve Shizuru’nun duvardaki kocaman resmini görür. Tıpkı söylediği gibi büyüyüp çok güzel bir kadın olmuştur ve tıpkı söylediği gibi Makoto çok pişmandır. Sonra tam resmin baktığı duvarda kendi resimlerini görür. Shizuru gizlice Makoto’nun resimleri çekmişitir. Ve son olarak öpüştükleri resim ve yanındaki yazı “bildiğim tek aşk sahip olduğum tek öpücük”. Shizuru Japonya’ya geri döner ve Miyuki’den mektupları Shizuru’nun söylediği gibi ona postalamasını ister. Çünkü Shizuru yalan söylemeyi çok severdi, Makoto yalanına inanmaya devam etmek istemiştir….

Şimdi baktımda ne kadar çok yazmışım, demekki filmi yeni izleyince böyle oluyor. 😀 Gerçekten izlemeye başladığımda çok az şey beklediğim ve sonunda çok daha fazlasını bulduğum bir film, şiddetle tavsiye ederim . İzlemek isteyenlere iyi seyirler dilerim…