Ben X

Haftalardan sonra bir pazar evde tembel tembel oturmanın keyfini sürerken aklıma blogcuğum geldi ve son zamanlarda izlediğim güzel filmlerden olan BenX’i yazmalıyım dedim. Geçen hafta İzmir’de Gençlik Filmleri Festivali vardı, çoğu film derslerle çakıştığı için gidemekdik ama bir gün dersleri ekip tüm öğleden sonrayı film izleyerek geçirdik resmen. Değdi mi dersiniz bu film için değdi ama diğerleri için aynı şeyi söyliyemem;) (buradaki diğerleri Bornova Bornova ve 3 tane kısa film oluyor)

Filmimiz Belçika yapımı, Nic Balthazar gerçek bir olaydan esinlenerek yazdığı kitabını beyaz perdeye taşımış. Hikayenin kahramanı Ben, otizmli bir gençtir. (Birçok yerde otistik olarak geçsede bu sözcük yanlış bir kullanımdır-otistik değil otizmli-) Kendine özel bir dünyası vardır, etrafındaki insanlarla iletişim kurmakta başarılı olmasada derslerinde ve online oynadığı bir oyun olan ArchLord‘ta çok başarılıdır. BenX olarak oynadığı bu oyunda en üst seviyeye kadar gelmiştir. Günleri her zamanki gibi geçmektedir. Sabah kalktığında yarım saat kadar oyun oynar sonrada okul için hazırlanır. Okulda her zamanki gibi sınıf arkadaşları onunla dalga geçer, onu sinirlendirmeye çalışır ama Ben bunlara aldırmaz. Çünkü BenX çok güçlüdür ve oyundaki şifacısı Scarlite her zaman ona destek olmaktadır. Ben’in en büyük hayallerinden biri birgün Scarlite adlı kızla gerçek hayatta tanışabilmektir.

 

Ben gerçek hayatla oyunu ara ara karıştırmaktadır. Bizde hikayeyi Ben’in gözüyle izlediğimiz için aralarda oyuna geçiyoruz ve buda filmi daha da güzelleştiriyor. Ben’in sıradan hayatı birgün okulda yaşadığı bir olayla dahada kötüye gitmektedir. Ben arkadaşları tarafından sınıfta küçük düşürülmüştür ve tüm sınıf bu rezil oyuna dahil olmuştur. O günden sonra Ben tıpkı oyundaki nicki gibi yok olmak, hiç olmak istemiştir. BenX, Flamanca’da ses benzerliği olarak “Ben Hiç” anlamına gelmektedir. Oyundaki arkadaşı Scarlite’ta son bir oyun oynayacağını yazar. Scarlite, bu sözlerden şüphelenir ve Ben’i ziyarete geleceğini söyliyen bir mesaj bırakır. Ve en başından beri seyirciyi meraklandıran sorulardan birisi olan “Scarlite gerçekten var mı?” sorusu daha da merak uyandırır.

Ben, son oyununun herkesin asla unutmayacağı, şu kısacık hayatında birilerinin hafızasına kazınacak, ders almalarını sağlacak, vicdanlarını rahatsız edecek bir son olmasını istmektedir. Bunun için en iyi intihar yöntemi nedir? diyerek filmi burada kesiyorum gerisini siz izleyip göreceksiniz;)

Fragman:

Filmden Küçük Notlar:

En baştada söylediğim gibi film Belçika’da Otizmli bir gencin intiharını anlatan bir gazete haberinden esinlenerek yapılmış.

-Filmde arada Ben’in annesiyle, öğretmeniyle, babasıyla yapılan röportajlar filme bir belgesel havası katmış. Ve animasyonlu oyun sahneleri ise filmi klasik bir dram filmi olmaktan çıkarıyor.

– Filmde Ben’in kardeşini canlandıran çocuk gerçekte otizmli ve annesi gerçek hayatta ki annesi. buradanda Ben’in annesini oynayan oyuncunun bu rolü duygularını ne denli güzel yansıttığını  görüyoruz.

-2008 Oskar adayı olan film, 27. İstanbul film Festivali’nde FIBRESCI ödülünü, Montreal Film Festivali’nde de Grand Prix ödüllü başta olmak üzere 6 ödül kazanmıştır.

-IMDb puanı: 7.6/10 dur.

Astrea’dan:

Kısaca Ben’le birlikte üzüldüğünüz, anlamaya çalıştığınız, nedenleri sorguladığınız ve insanların neden böyle davrandığına bir türlü anlam veremediğiniz. İnsanların ne kadar acımasız olduğunu görüp kızdığınız, kendi kendinize sinir olduğunuz, yüzü hiç gülmeyen, gülümsemeyi beceremeyen Ben’le birlikte mutsuz olduğunuz ve o güldüğü zaman onunla birlikte mutlu olduğunuz. Ona yapılanlara karşı intikam almak istediğiniz ve bu böyle bitmemeli derslerini almalılar dediğiniz bir film. (Çok  kısa oldu dimi:P )

Son olarak izlenesi bir film diyerek, Ben’in sözleriyle bitiriyorum:

Bu şekilde yanında oturup, bedeninin sıcaklığını hissederkenaniden, ansızın, mükemmel bir biçimde.
Bir şey yapma zamanıydı.
Bir şey söylemeliydim.

Reklamlar