Kimbapsushi ile Astrea yan yana gelirse ne olur?

Tabiki bol bol eğlence, kahkaha olur. 😀 Nevet efendim Kimbapsushi ile blog yorumlarında anlaştığımız çin yemeği buluşmamızı geçen hafta cuma günü gerçekleştirdik. Aslında daha önce yazıcaktım ama bir gün temizlik bir gün arkadaşlarla piknik derken dünde hastanelerde geçince bugüne kaldı. Piknikte kimliği belirlenemeyen bir böcek tarfından ısırıldığım için her yerim kızardı ama bugün daha iyiyim. Dünkü iğne iyi geldi 😀

İlk önce yukarıda gördüğünüz çin restaurantına gittik zaten buluşmamızın asıl yeğane ve tek amacıydı. Merak edenler ve İzmir’de olanlar için restaurantın  adı: Red Dragon. Hilton otelinin arka taraflarında daha doğrusu Sevgi Yolu’nda desem daha kesin bir adres olur. 😀 Çok güzel bir öğle menüsü hazırlamışlar hiç siparişle uğraşmadık direk çorbalar, ara sıcaklar, yemekler, tatlılar arka arkaya geldi. Sevdim ben bu Lunch Menü’yü. 🙂

 Kimbap'ın ojeleri:))                                                                                                                                                                                                Çorba olarak sebzeli tavuk çorbası istedik sanırım damağımıza en uygunu buydu. Kaşık olarak gerçekten minicik süs kaşıkları gibi bir araç kullanıyorlar. Azıcık zorlansakta kaşıklara ve çubuklara alıştık. 🙂 Çorba dışında çin böreği, karides cipsi ( komik  bir anısı var bunun ama anlatmayacağım rezillik:P ) ve çin salatası bize eşlik etti ve edeceklerine pişman oldu  çünkü sonları miğdemizde oldu. 😀

Sonra kocaman ve doyurucu ana yemek tabaği ve en son kızarmış muz ve elma tatlısıyla karınlarımız doymuş mutlu bir şekilde ordan ayrıldık. İkinci durağımız Pasaportta denize karşı bişeyler içmek oldu. Havanın sıcaklığı yüzünden eriye eriye Pasaporta vardık. 😀 İçeceklerimizin eşliğinde tavla oynadık.İtiraf ediyorum tavlada yenildim ama çok çaba sarfettim kazanmak için, ezeli rakabet oldu ve sonuç 5-4 bitti. Tabi bu arada Kimbap bana tavlanın inceliklerini öğretmedi değil. Dostum bunun rövanşını yapalım birdakine. 😀

Oturduğumuz yerden deniz manzarası. Aslında bir ton İzmir fotosu çekip bloglarımızı gezelim görelim programına döndürmeyi planladık ama şimdilik bir tanesini koyuyorum. Bu dahiyane planlarımızı sonra gerçekleştireceğiz. Yakında bloglarımızın adını bucak bucak izmir, izmirin taşı toprağı inci (İstanbul’un altınsa bizimde inci:P ) gibi bişiler görürseniz şaşırmayın dostlar. 😀 İşte böyle bir ton plan yapıp kendi kendimize eğlendik. Sonraki durağımız Mcdonal’s ın o nefis dondurmalarını yemek oldu. Yolunuz düşerse McFlurry Leon’u mutlaka deneyiniz ben çok beğendim şahsen. 🙂

Yanda gördükleriniz ise Kimbapcığımın hediyesi olan yeni cicilerim. Kendisine burdan çok çok teşekkür ediyorum kocaman öpüyorum çok beğendim çok güzeller.

İşte böyle çok eğlenceli, çok lezzetli, bolbol uzakdoğu muhabbetli bir gün geçirdik. En yakın zamanda bir daha yapalım bunu dostum, herşey için teşekkürler ediyorum……

Astrea become fan of Çin Yemeği:))

İzmirde olanlar bilir Alsancak Sevgi Yolunun girişinde bir Çin Restaurantı vardır. Arkadaşımla ne zaman ordan geçsek, birgün şuraya gelsek yaa diye tuttururum, hatta bir seferinde niyetlendik ama şöle bir içeriye göz atınca daha çok akşam yemeği için gidilecek, şık bir yer diye düşünerek başka bir akşama sakladık. İşte o akşam tam olarak dün oldu ve üç arkadaş gittik. Normalde cumaları sosyal sorumluluk projesi için çocuk ve gençlik merkezinde oluyoruz ama geçen hafta bir piknikle veda ettik çocuklarımıza, çok özliyeceğiz onları.

Düne dönecek olursak öncelikle restaurantın içini çok beğendim, heryerde uzakdoğu esintisi vardı, kendimi evimdeymiş gibi hissettim. (haha uzakdoğuyu bu kadar benimsemiş yani bünyem.) Yemeklere gelince yiyemem diye korkuyordum ama o kadar çok beğendimki hergün yiyebilirim yani. (Tabi Fiyat olarak bakarsak yılda bir kere anca:P hehe )

Öncelikle aparatif  olaraktan çin mantısıyla başladım, çok çok beğendim özellikle çok güzel bir acı sosu vardıki sormayın. Normalde acı yemem ama bunun tadı güzeldi.

Ana yemekte ise kıtır tavuk vardı. Bunu seçerken baya zorlandım ama sonunda türk yemeklerine yakın olsun mideme yazık dedim. 😀 Arkadaşlarım portakallı tavuk ve acı ekşi soslu tavuk istediler. Ben yemekte tatlı sosunu sevmediğim için onları pek beğenmedim. (tabiki onlarınkininn tadınada baktım kaçarmı benden:P )

Tatlı olarak ise ballı kızarmış muz yedim. Artık Türk mutfağınada girdi bu tatlı, hatta geçenlerde yemekteyizde denk geldim ama bildiğin muzu yağa atıp tabağa koyuverdi:) Oysa bu yediğimin üzeri hamurla kaplanmıştı önce.  Bunu da beğendim. Arkadaşımda çin meyvesi istedi, oda harika bişeydi.

Yemekten sonra baya yüklü bir hesap ödeyerek ama mutlu bir şekilde ayrıldık. Neyse zaten kendimizi baştan hazırlamıştık hesap gelince tansiyonumuz yükselmesin diye:P Ayrıca bu çin mutfağı baya doyurucu birşeymiş, nasıl kilo almıyorlar onu anlamadım. Ekmek ve tuz yemiyolar bence ondan:P Zira masalarda yoktu hiç bunlar.

Yemekten sonra ise Pasaportta gün batımına karşı çaylarımızı içtik. Baya oturup çene çaldık. Güzel bir gün oldu bunca yorgunluktan sonra sakin bir gün iyi geldi. Çin yemeğinin tadına baktım birde şu koskoca İzmir de hazır ramen buldukmu değmeyin keyfime, Kimbapcım araştırmalar nası gidiyor diyerek Kimbap’da laf atayım burdan. 😀 Bu arada Kimbapcığım birgün seninlede yiyelim çin yemeği ne dersin?