To The Beautiful You “İlk İzlenimler”

Kim derdi ki Astrea eskisi gibi bir dizinin yayın tarihi için gün saysın çıkar çıkmaz altyazısız falan izlemeye kalksın sonra kendi kendine “Saçmalama kızım 1 gün daha bekle nasıl olsa hemen çıkıyor artık İngilizcesi.” diyerek telkinlerde bulunsun, altyazısı çıkar çıkmaz oturup izlesin falan… Uzun süredir sahalarda görmediğimiz hareketlerdi bunlar gençler ama beni de dize getirecek dizi buymuş demekk ki^^

Normalde dizileri 2 bölüm izleyip de yazmam çünkü zaten Kore dizilerinin nasıl olduğu bir 5 bölüm sonra anlaşılıyor ama bu dizi Hana Kimi’nin Kore versiyonu olduğu için zaten ana konuyu bildiğimiz için ve de çoğunlukla kendi sabırsızlığım dan yazmak istedim. Zaten “ilk izlenimler” diye vurguladım.

Yine bir ton laf edip hala dizi hakkında tek kelime ettiğimin farkında mısınız?

Bilindiği gibi dizimiz orjinal manga olan Hanazakari no Kimitachi’nin Kore versiyonu, daha önce 2007 ve 2011 versiyonlarını karşılaştırdığım şöyle bir yazı yazmıştım. Bu sefer o karşılaştırmalara hiç girmeyeceğim çünkü girersem Manas Destanına rakip çıkan bir post yazmış olurum ne benim ömrüm yazmaya ne sizin ki okumaya yeter. O kadar çok fark var ki ben direk bu başka bir dizi izliyorum şahsen. Öyle yapınca daha keyifli oluyor , benden demesi;) Hem zaten dizide size o hissi uyandırıyor.

Japon isimlerden gidersek  Sano’yu Shinee Minho oynuyor. Nasıl derseniz bence Sano’nun o karizmatik uzak duruşunu çok iyi oynuyor. Hatta Oguri’den sonra gördüğüm en iyi Sano diyebilirim. (Kaç Sano gördüysem artık:P) Mizuki’yi de f(X)’ten Sulli oynuyor, ilk başlarda “Yaa neden bu kız yaa” diye baya mızmızlandım ama bak yine ön yargılı konuşmuşum kız gayet iyi oynamış gençler, bundan sonra o olmamış diyeni bana gönderin bir konuşurum kendisiyle, başta kızın hakkını yediğim için kendisine bir gönül borcum var da:P

Bu da Nakatsu’muz biriciğimiz  Cha Eun Kyul, onu da Lee Hyun Woo oynuyor. Onu da izledikten sonra artık tüm Nakatsu karakterlerinin şirin olma zorunluluğu olduğuna emin oldum. Hatta bence uyarlama anlaşmalarının ilk şartı bu:

Madde 1: Nakatsu’yu oynayan kim olursa kesinlikle çok şirin, tatlı, yanakları sıkılası olacak. Hikayeyi falan değiştirebilirsiniz kafanıza göre takılın.

Cha Eun Kyul’da futbolda oldukça yetenekli hatta telefon konuşurken falan gol bile atabiliyor yani. Bir özelliği de sosyal medyaya aşırı düşkün olması her dakika fotoğrafını çekip okulun twitter benzeri sitesinde paylaşıyor.

Bu da  yurt odaları, hiç şaşırmadığınıza eminim, Kore dizi yapacakta ne kadar zengin bir ülke olduğunu göstermeyecek mi aa aşk olsun olur mu öyle şey.

Bunlar yurt liderleri, hangi yurdun lideri sağolsun tek tek tanıttılar ilk bölümde memnun olduk mu derseniz şuan için yorum yok. 2. yurt liderine diğerlerine nazaran kanım kaynadı ama o da orta şekerli işte. Ah daha fazla anlatamayacağım gidip Nanba, Oscar ve Tennoji için ağlamam gerek. Oscar demişken buradaki adı Charles, Allah sizi kahretmesin dedim mi? Dedim.

Ne kadar ilk izlenimim varsa artık yaz yaz bitiremedim demek diziyi bitirsem hakkında roman yazacakmışım.

Ama en önemli şeyi söylememişim, diziyi çok merak etme nedenim Hana Kimi delisi olmam ve ilk versiyonu 46565 kere izlemiş olmam  olsa da EXO üyelerinin dizide oynayacağı öğrenmem de en büyük nedenlerimden oldu. İlk çıkan afişte olsalar da dizide onları görmek için kör olacaktım. Çok fazla öğrenci var, onları görmek için öğrenci kesmekten sahnelere konsantre olamadım. Bir ara Chen’i ve Tao’yu gördüm böle 2 saniye kadar falan ama benzetmiş olabileceğimi düşündüm. Neyse ki 2. bölümün sonunda bizzat EXO olarak sahneye çıktılarda bu garip kızın gözlerinin bozulmasını engellediler. Ondan sonra zaten “Aman da benim bebeklerim, aman da benim miniklerim.” diye izledim, bu daha tehlikeli.

Bu fotoğraflarda dudak balmı süren tip Hana Kimi’de ki Nakao galiba:) Nakao’da Mizuki’yi kıskanıyordu falan ama bu abarttı kıskanma olayını bildiğin düşman kesildi. Henüz diğer karakterlerden (Kayashima, Sekime gibi)  ses yok belki diğer bölümlerde görürüz. Bir de burada Kagurazaka rolünü oynayan çocuk yani Sano’nun rakibi başka bir okuldan değil kendi okulundan ve bildiğin ona düşman kesilmiş. Arkasından iş çeviriyor falan. Bunlardan anladığım kadarıyla dizi komediden çok entrikalı olacak. Japon versiyonunda ki kötü karakterler bile açık oynuyordu ne diyorlarsa direk yüzlerine konuşuyorlardı ama bunda herkes bir entrika bir plan bir oyun… Japonları bu açıklığı için tekrar tekrar tebrik ederim. Bak yine karşılaştırma işine girdim hemen çıkıyorum.

Bunlar da Hibari Four rolünü üstlenen kızlar. Bunlardan çok korkuyorum sürekli erkek lisesine sızmaya çalışıyorlar. Dolaplardan bile fırlayabiliyorlar çok korkunç:S

Bu kız da  Kang Tae Joon’un (Sano) sevgilisiyim diye ortada dolanıyor ama daha ne ayak olduğunu anlayamadık. Gerçi Tae Joon’un onu bildiğin sallamıyor ama neyse:P

Utanmasam diziyi dakika dakika anlatacağım. (Gerçi anlatmış kadar oldum galiba:S) Ama asıl önemli konularda bahsetmedim ki süprizi kaçmasın. Mesela burada Tae Joon’un yüksek atlamayı bırakması ve geri dönme hikayesi biraz farklı tabi buna bağlı olarak da Goo Jae Hee’nin (Mizuki) okula gelme nedeni de birazcık farklılaşıyor. Hikaye durum komedisi değil de daha çok farklı olaylar arasında dönüyor bu da onu biraz heyecanlı yapıyor.

Son olarak size bu mantar kafayla veda etmek istiyorum. Nakatsu şirinliğiyle Cha Eun Kyul.

Not: Fotoğraflar facebooktaki To the Beautiful You sayfasından alıntıdır.

Reklamlar

Mim: Dizilerden Sıradan Ama Anlamlı Replikler

Uzun süredir blog camiasında dolaşan mimlerdendi, açıkcası birgün bana da paslanacak diye tırsmıştım. Çok güzel bir mim konusu ama benim sevdiğim replikler genelde çok sıradan ama altında yatan  anlamı büyük sözler oluyordu. Bu yüzden bölüm izlemeyi bitidiğim an unutuyordum:) Hayır not falan alayım desem sonra o söze bakıp ne kadar anlamsız bir söz neden yazmışım diye yırtar atardım heralde:P Ama yinde elimdeki dizilerden şöle bir tarama yapıp bir liste oluşturdum. Sevgili Chibi’ye bana bu mimi paslayıp sevdiğim diziler içinde nostaji yapmamı sağladığı için çok teşekkürler;)

Shining İnheritance

Sun Woo Hwan, Go Eun Sung’a: “Sana Güveniyorum.”

-Kız hakkında bir ton suçlama varken gerçekleri hiç bilmeyen Hwan’ın bu sözleri söylemesi, bu iki kelimenin değerini kat ve kat arttırıyor.-

Jun Se, Eun Sung için yemek hazırlamıştır. Eun Sung’un tabağına istiridye koyar:

Hwan: “Eun Sung istiridye yemez.”

-En, en sevdiğim sahnelerden biri, hatta başa sarıp izlemişimdir. Hwan’ın çok az tanıdığı bu kız hakkında bu kadar küçük bir bilgiyi aklına tutması ve onu çok iyi tanıdığını düşünen Jun Se’nin o hali.-

I Am Sory, I Love You

Son Eun Cha:

“Yarın yine geleceğim.
Ertesi gün de geleceğim ve ondan sonraki gün de.
Sana bakmaktan usanıncaya kadar geleceğim, bayım.
Senden tiksininceye kadar geri geleceğim.
Onun için benden gitmemi isteme. Asıl bunu yapamam işte.
Yune’nin emriyle gelmek… Senin emrinle gitmek…
Dilediğiniz gibi itip kakacağınız biri değilim ben.
Benim de istediğim şeyler var…
Sahip olmak istediğim şeyler…
Yapmak istediğim şeyler…
Ne kadar çok denesem de,
İnkar edemeyeceğim şeyler var.
Ben de sizin gibi duyguları olan bir insanım.
Bunu bilmiyordunuz, değil mi?
Benim de sizler gibi bir insan olabileceğimi

Hayatımda bir kerecik olsun, kendimi düşünüp, kendim için yaşayacağım.
Bu suçsa, seve seve cezamı çekmeye razıyım”

“Hayattayken bile o kadar yalnızdı ki ,onu bu halde bırakamazdım…hayatımda bi kerecik olsun kendimi düşünüp kendim için yaşayacağım, bu suçsa seve seve cezamı çekmeye razıyım”

Mon Hyuk:

“Geri gelmemeliydim
Doğduğum da çöp gibi atılmıştım .
Çöp gibi de yaşamalıydım
Ve çöp gibi usulca yok olmalıydım.
Hiç kimseyi rahatsız etmeden”

Mon Hyuk, o derken Yune’yı-şarkıcı olan- kastederek Eun Sung’a söylüyor:

“Onu hançerliyorum, neden sürekli sen kanıyorsun, taşkafa!”

Hana Kimi

Nakatsu’nun unutulmaz veda sözleri:

“Yaşlı bir bunak olsamda…Kendi adımı hatırlamayacak kadar yaşlansam da… Birlikte geçirdiğimiz zamanları asla unutmayacağım. Benim için sen mükemmelsin. En iyi dostumsun.”

My Girlfriend Gumiho

Gumiho:

“Sana ihtiyacım olduğu için sevmiyorum.Seni sevdiğim için sana ihtiyacım var”

Secret Garden

Kim Jun Won:

“Alice harikalar diyarı sendromu
Bu bir akıl hastalığı.
Bir dürbünün yanlış tarafından bakıyormuşsun gibi.
Bir peri masalında yaşıyormuşsun gibi.
İlginç ve acı veren bir sendrom.
Bu sendroma yakalandığıma eminim.
Yoksa neden bu sıradan kızla yaşadığım her an masal gibi geliyor”

Ekleme:

Finding the Heaven 

Dae Han:  Arabasında  yeşil ışığın yanmasını beklerken “Sanırım  ona ulaşmak için, bu saatten sonra bana asla yeşil ışık yanmayacak” diye düşünür. “Ben o yeşil ışığı, tüm yanlış nedenlerle gittiğimde  kendi ellerimle kırmızıya  çevirdim.”