The King 2 Hearts *Lee Seung Gi = Eğlence

Lee Seung Gi dizi çekerde Astrea izlemez mi?

Dediğinizi duyar gibiyim. Demiyor musunuz? Geç değil şimdi diyebilirsiniz bence:D

Geçenlerde Lee Seung Gi yeni dizi ile dönüyor diye haber yapmıştık işte bu dizi neymiş nasılmış kimler varmış sizin için izledim ve nacizane fikirlerimi söylemeye geldim. Evet sırf sizler için izliyorum yoksa efenim Lee Seung Gi oynuyormuş, yok pek de şirin bir karaktermiş yok çok eğlenceli sahneler varmış falan hiç önemli değil. Ha Ji Won  bile katlandım izledim artık düşünün size nasıl değer veriyorum:)

Dizi Kuzey Kore ve Güney Kore arasındaki bir anlaşma ile başlıyor. Gerçekte ki gibi iki ülke hala birbirine düşman ama kısa bir süreliğine de olsa birlik olup tüm ülkelerin yarıştığı bir yarışmaya (WOC)  Kore olarak katılmaya karar veriyorlar. Çünkü yıllarca  Birleşmiş Milletler iki ülkenin ayrı ayrı yarışmasına izin vermiyor. İki ülkeyi Kuzey ve Güney diye ayrı ayrı değil sadece Kore olarak kabul edeceklerini söylüyorlar. Diziye göre Güney Kore’de Monarşi hala devam ediyor ve anladığımız kadarıyla Kral bazı kararları vermede söz sahibi yani göstermelik bir Kraliyet değil. Kralında önerisiyle iki ülke birleşip bu askeri yarışmaya subay yetiştiriyorlar.

Bu yönden bakınca siyası, askeri bir dizi olarak düşünülse de işin içine Lee Seung Gi gibi bir prens karışınca dizi tadından yenmez bir komediye dönüşüyor.

Öncelikle karakterleri tanıyalım sonra tekrar konuya dönüş yapacağız:

Lee Jae Ha / Lee Seung Gi

İşte eğlence kaynağı diye bahsettiğimiz Prens Lee Jae Ha. Küçüklükten beri Kral olup sorumluluk almaktan korkmuş hatta bu yüzden abisini her türlü tehlikeye karşı kormuş ki o kral olsun. Abisi yani kral ile aralarında çok güzel bir dostluk var.  Şimdiye kadar askere giden tek Prens olma özelliği taşıyor o da abisinin zoruyla hatta abisinin oyunuyla kendisini bir şekilde yarışmaya katılan subayların arasında buluveriyor. Hem de grupta ki tek kadın asker olan Ha Ji Won ile aynı odayı paylaşmak zorunda kalıyor. Bu aynı odayı paylaşma oyunlarına bayılıyor her dizide var yemiyoruz ama izlenip eğleniyoruz:D

Lee Jae Ha’nın tipine baksanız ondan asla ciddiyet beklemezsiniz ki o da beklenen karşılıyor ve her an cıvık olmayı başarıyor ama bazı anlarda ondan beklenmeyecek ciddiyetle büyük işler başarmıyor da değil. böyle karakterleri çok seviyorum garip garip huyları vardır ama günün adamı olup herkesi kurtarabilirler:)

Kim Hang Ah / Ha Ji Won

 Kuzey Kore askerlerinden Kim Hang Ah ayrıca Güney Kore’ye kralı öldürmek için gönderilen casuslardan olduğuna dair dedikodular da var ama henüz gerçek olduğuna dair bir belirti göremedik. Yarışmaya katılma meselesi diğerlerine nazaran daha farklı ve komik ama onu izlerken görüp eğlenin diye anlatmıyorum:) Her Kore dizisinde olduğu gibi hayatı boyunca sevgilisi olmamış masum kızlardan o da tabi dövüş yeteneklerini ve erkeksi tarafını saymazsak diğer dizilerdeki gibi yeri geldiğin bebek diliyle bile konuşan sıradan dizi kızılarından diyebiliriz. (Dizi kızı ne ola ki?)

Ha Ji Won’un oyunculuğunu da hiç beğenmiyorum. Bana her zaman aynı oynuyor gibi geliyor. Bir de hiç yakışmayan çocuk gibi konuşması yok mu o an çıldırıyorum ama Seung Gi hatırına katlanıyorum. Secret Garden’da da Hyun bin hatırına katlanmıştım. Hayır bir de gidip taş gibi adamlarla oynamıyor mu… Daha fazla konuşmayayım yoksa bu yazı “Ha Ji Won’a Nefretim” başlığını alacak:) Ne diyorduk; Kim Hang Ah, en büyük aşklar nefretle başlar klişesine göre hareket ediyor ve sonunda Prense aşık oluyor.

Eun Shi Gyung / Jo Jung Suk

WOC takımından bir üye ama daha sonra Prens kendi özel koruması olarak atıyor. Dizide gözüme çarpan erkeklerden (tabi Seung Gi’den sonra) sessiz, cool bir tavrı var. İlk bölümlerde prense doğrulttuğu silah ile kötü karakter mi diye düşünüyoruz ama daha sonra öyle olmadığını anlıyoruz. Şimdilerle Prenses ile aralarında birşeyler olacak gibi bakalım hayırlısı:P Kızı da sevdim olabilir onay veriyorum ahaha

Lee Jae Shin / Lee Yoon Ji

 Dizinin sevdiğim karakterlerinden Prenses Lee Jae Shin, abisi kadar çatlak olmayı başarıyor. O da kraliyet ailesinden olmayı istemeyenlerden. Hatta kılık değiştirip barda sahne almışlığı ve Prensese yani kendisine küfür etmişliği bile var.  Yaptığı munzurluklarla saray muhafızlarından yukarıda bahsettiğimiz yakışıklığı peşinde koşturmakta hadi bakalım bu işin sonu nasıl olacak göreceğiz. Daha önce nered eoynamış diye baktığımda Goong’da da Prenses rolünde olduğunu gördüm, orada da buna benzer bir prensesti:)

John Mayer / Yoon Jae Moon

Dizinin en tuhaf adamlarından, kraliyet ailesiyle alıp veremediği var. Çocukluğunda bile prense “kral ben olacağım” diyor sonra ortalardan kayboluyor. Yıllar sonra yurt dışında çok güçlü bir örgüt kurmuş olarak buluyoruz kendisini. M Kulüp diyorlar ve diziye göre çok güçlü ve bir çok bağlantısı var. M Kulüp bana Masonları hatırlattı ama net bir şey söylemiyorlar. John Mayer’e de kraliyet ailesinin her türlü işini engelleme kendini adamış garip bir sihirbaz diyebiliriz.

Bunlar dışında ki karakterlerden bahsetmek gerekirse Kral Lee Jae Kang’ı (Lee Sung Min) pek sevdiğimi söyleyebilirim. Bu adamı daha önce hep kötü ve gıcık rollerde izlemiştik oysa iyi bir role ne de çok yakışıyormuş. Böyle devam etmeli:) Bir de WOC takımından, daha sonra yine saray muhafızı olarak çalışmaya başlayacak olan Yeom Dong Ha (Kwon Hyun Sang)  çok şirin geldi gözüme:)

Her ne kadar askeri bir mevzu olarak başlasa da konumuz nasıl oluyor biz anlamadan zorunlu evlilik daha doğrusu nişanlılık olayına geçiveriyor. Kuzey Kore Hükümeti ile Güney Kore Kralı kendi aralarında Prensin Kuzeyli bir kadınla evlenmesini, böylece iki ülkenin arasının düzeleceğini konuşuyorlar. Bu konuşma bir şekilde basını sızıyor ve halk karşı çıkıyor ve Krala yükleniyorlar. Prenste kendini feda ederek bu fikrin kendinsinde çıktığını ve Kuzeyli subay Kim Hang Ah’a aşık olduğunu tüm halkın önünde açıklıyor. Bundan sonra şamata başlıyor. Asıl şamata bundan sonra başlıyor. Sözde kızı önce kendine aşık edip sonra terketmeyi planlarken kurduğu tuzağa kendi düşüyor. Buralarda Seung Gi’ye kızın duygularıyla oynadığı için kızıyoruz (ben hiç kızmadım valla yürü bee koçum dedim:P ) ama sonunda kendi kazdığı kuyuya kendi düşeceğini bildiğimizden ses etmiyoruz:)

Tüm bunların yanında izlerken Kuzey Kore hakkında bir çok bilgi ediniyoruz. Tabi Güney Kore’nin gözünden. Benim en merak ettiğim şeyse Kuzey Kore’nin bu diziyi izleyip izlemediği, gerçi dizide Kuzey Kore’nin Güney’in tüm televizyon programlarını takip eden bir askeri ekibi olduğu gösteriliyor ama gerçek mi değil mi bilemiyoruz. Kuzey Kore, Güney’e göre hayli geri kalmış görünüyor kullandığı cep telefonlarından trenlerine kadar 80’ler imajı çizilmiş. bir de her odanın neredeyse her duvarında liderlerinin fotoğrafı var.  Güney Kore’nin yaşam tarzını hiç onaylamıyorlar ve çok boş buluyorlar. Tabi bunlar bize gösterilenler gerçekte nasıldır gitmeden bilemeyiz.

Dizide çok güldüğüm karakterlerden biri de Kuzey Kore subaylarından Lee Kang Suk, kendisi Güney Kore’ye eğitim için geldiğinde Girls Generation’un afişlerini görür görmez bu gruba vuruluyor. bu hayranlığını saklamaya çalışması gizli gizli programlarını izlemesi ve sıkı bir Tiffany hayranı olması çok eğlenceli:)

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar, izlemenizi ve eğlenmenizi tavsiye ediyorum. Bir de uzun zamandır dizi tanıtımı yapmadığımdan unutmuşum umarım becerebilmişimdir;)

Reklamlar