Shoujo gibi başlayıp petrol savaşlarına dönen bir hikaye: Hanasakeru Seishounen

Taa tamm yine yeni yeniden anime postu, zira bu aralar anime izleyip, manga okumaktan başka yaptığım pek iş yok. (haa birde “zira” lafına takdım, her cümlenin içinde geçirmezsem rahat edemiyorum, zira nerden gördüğümü bile hatırlamıyorum, yine zira mı dedim:P ) Aslında şu sıralar bilim kurgu, doğa üstü animelere takmış durumdayım, araya bir shoujo sıkıştırmanın zararı olmaz dedim ve bu animeye başladım. İlerledikçe gördüm ki bu bildiğimiz pembik shoujolardan değilmiş. (Buradaki pembik: aşklı meşkli, masum, canımlı cicimli gibi birçok kelimeyi icinde barındırmaktadır:P ) Kelime curcunamdan sonra gelelim hikayemize:

Kajika, dünyaca tanınmış çok zengin bir ailenin tek kızıdır. Annesi öldükten sonra babası onu korumak için bir adaya göndermiştir. Kajika 15 yaşına kadar bu adada büyümüştür, tabiki yalnız değildir ada halkı, babasının hediyesi olan beyaz kaplanı “mustafa” (evet yanlış duymadınız, adı ciddi ciddi mustafa) ile birlikte yaşamıştır. Babasının sağ kolu olan Li Ren ise  onu korumakla görevlendirilmiştir, adada sık sık Kajika’yı ziyaret eder. Kajika 15 yaşına gelince Japonya’da bir liseye başlar ama okulun ilk ayında babası acilen onu Amerika’ya çağırır. Kajika’yı eş seçmesi için bir oyuna davet eder. Babasının belirlediği 3 eş adayı vardır, Kajika’ya kim olduklarını söylemez ama görünce mutlaka tanıyacağını söyler. Adaylarında durumdan haberi yoktur. Kajika bu üç adaydan birini seçeçek ve seçtiğininde onu seçmesi yani sevmesi için çalışacaktır.

Adaylarımızı tanıyalım:

 Eugene, yine ünlü bir Fransız şirketinin varisi, 20 yaşında şu ana kadar birçok kadının kalbini kırdığı söylentiler arasında. (magazin programı gibi oldu bu:P ) Kajika onu ilk gördüğünde ölen kaplanı Mustafa’ya benzetir. Onunla tanışmak için elinden geleni yapar ama aksi mi aksi beyimizi dize getirmek pek kolay olmayacaktır.  Aa birde söylemeyi unutmuşum, Kajika’nın öyle bir özelliği varki kimse ona karşı koayamıyor ve etrafındaki herkesle arkadaş olmayı ilke edinmiş bir kişilik. Bakalım Eugene’nin inadını kırabilecek mi?

Lumaty, doğudaki bir ülkenin velihat prenslerinden biri, bu krallık gerçekte yok uydurma bir isim vermişler ama Dubai’yi anımsattı nedense 🙂 Çok küçük ve fakir bir ülke iken, petrol rezervlerinin keşfedilmesi üzerene çok zengin bir ülkeye dönüşmüş. Kajika’nın babası ise şuanki petrol çıkarma işini almış ve tamin ettiğiniz gibi bunun yüzünden birçok rakibi ve düşmanı var. Kajika, Lumaty’le Li Ren’in ailesinin düzenlediği bir partide tanışır ikiside aynı yaştadır, ani karar vermeleri, duygusallıkları bakımından birbirlerine çok benzemektedirler. Lumaty’nin, babası ölünce işler karışır ve Kajika kendini bir taht kavgasının ortasında bulacaktır. Tabiki petrol rezervlerine sahip olmaya çalışan büyük ülkelerin gözüde yönetimde sorunlar yaşayan bu ülkededir.

 Carl, hikayeye sonradan dahil olur, üçüncü adaydır. Kajika’nın babasının en büyük rakibi olan İngiliz bir şirketin varisidir. Petrol rezervlerini alamadıkları için şirket büyük bir zarara uğramıştır ve bundan Kajika’nın babasını sorumlu tutdukları için ona düşman olmuşlardır. Carl ve Kajika, Lumaty’nin ülkesinde tanışırlar. Carl’ın kadınlardan nefret ettiği söylenir bakalım bunu Kajika değiştirebilecek midir?

Resimlerde hep 4 erkek görüyoruz değil mi? 4. kişi Li Ren, ama malesef o adaylar arasında yok. Sizde benim kadar üzüldünüz, değil mi 🙂 Sahsen  içlerinden en karizmatiği Li Ren’di. Li Ren’de büyük bir Çin firmasının başkanı,  bu seçim sırasında Kajika’nın yanında olucak ve ona göz kulak olucak. Haksızlık değil mi, tabiki haksızlık, zira Kajika’da gözü yok değil. 🙂

Diğer animelerden farklı olarak çok fazla ülke var işin içinde, bir Japonya’ya geliyor, hop ertesi gün Amerika, ondan sonraki gün Çin’deler falan. Birde politik konular, petrol savaşları, esrarengiz akrabalık ilişkileri işin içine girince tam bir kargaşa oluyor. Bakalım tüm bu kargaşa içinde Kajika kimi seçicek ve seçtiği kişide onu sevecek mi?

Sevdiğim yanlarından biri ise göz çizimlerine çok önem vermişler ve çok güzel yapmışlar. Özellikle kızın gözleri, hayran kaldım. Tabi Lumaty ve Eugene saymıyorum bile 😀

Son olarak animemiz 39 bölüm ve tek bir bölüm bile sıkılmama garantisi var. İzleyelim, izlettirelim dostlar

Reklamlar

~ Special A ~

Ouran Hight School ve Lovely Complex’ten sonra en sevdiğim shoujolar içinde 3. sıraya yerleşti kendileri. Deli gibi shoujo anime aradığımı  şu yazımda dile getirmiştim. Arayışım bittimi dersiniz, tabiki hayır 😀 her türlü tavsiyeye açığım, bir hafta daha boşum sonra çok sıkı bir tempoya gireceğim için anime falan gözüm görmeyecek.

Gelelim konumuza Hikari Hanazona 6 yaşından beri Kei Takishima’yı yenmek için uğraşmaktadır ama ne yaparsa yapsın ikincilikten kurtulamamktadır. Onunla rakip olabilmek için ülkenin en başarılı ve en zengin çocuklarının okuduğu bir akademiye girerek Special A sınıfına kabul edilmiştir. Hikari, Kei’yi her ne kadar rakip olarak görsede Kei Hikari’ye aşıktır ve bunu Hikari’den başka herkes anlamıştır. Kimmiş bakalım bu Special A öğrencileri:

Hikari Hanazona

Amerikan Dövüşüyle ilgilenen bir marangozun kızıdır. Babası onu dövüş sanatları konusunda küçüklüğünden beri eğitmiştir. Şu ana kadar bütün rakiplerini yenmiştir. Tabiki Kei hariç. Kei onun için yenemediği bir tabu olmuştur ve ilkokuldan beri onunla yarışmaktadır. Yarışma adını duyar duymaz sazan gibi atlayıp direk kabul etmektedir. Onun dışında çok iyi kalplı, inatçı ve hırslı bir kızdır bir şeye karar verdimi mutlaka yapar. Ama yemek konusunda berbattır. Arkadaşlarının duyguları konusunda çok hassatır ama iş aşka geldimi tam bir kalın kafalı olur çıkar. (Kei de bunu sık sık dile getiriryor.) 

Kei Takishima

Okulda bir numaradır ve Hikari’yi iki numara olarak çağırmaktan zevk alır. (bu sırada Hikari yaygarayı koparır.) Büyük bir şirketler grubunun varisidir ve okul dışında yöneticilik yapmaktadır. Okul ve işler arasına sıkışmış sıkıcı hayatına renk katan, onun değişiyle kalbini yumuşatan tek kişi Hikari’dir. İnsanlar onu görünce soğuk ve kibirli olduğunu düşünürler. Hatta kızlar önce ayıla bayıla gelir sonra buz gibi olduğunu görünce tabanları yağlayıp kaçarlar. 🙂 Hikari’ye olan duyguları ne kadar belli etmeye çalışsada bizim kız anlamaz. (bu konuda kalın kafalı olduğunu söylemiştim dimi:) )

Akira ve Tadashi Çifti

Her ne kadar başlarda didişselerde, sonunda birbirlerini sevdikleri anlarlar. Akira yemek ve özellikle çay konusunda çok becerikli bir kızdır ve Hikari’ye oldukça düşkündür hatta onu Kei’den bile kıskanır. Tadashi okul müdürürnün oğludur tam bir pis boğazdır ne bulursa yer, özgürlüğü seven fırsat buldukça okuldan kaçan bir tipdir. Bu çiftin bir araya gelmesini çok sevmiştim. Meğer Tadashi taa çocukken Akira’yı sevdiğini söylemiş ama Akira bunu duymamıştır, kısmet yıllar sonrasınaymış. 😀 Akira’nın Tadashi’yi sürekli pataklaması, ve garip bir şekilde Tadashi’nin bundan hoşlanması çok eğlenceliydi.

Ryuu ve İkizler ( Jun- Megumi)

Ryuu ikizlere, çok küçük yaştan beri göz kulak olmaktadır. Aileleri birbirlerine söz vermiştir. Ryuu okul sıralamasında 7. dir. ama bir bölümde görüyoruz ki istese Kei’yi bile geçebilecek bir zekaya sahip olmasına rağmen ikizlerle çok meşgul olduğu için konsantre olamamaktadır. Ayrıca Ryuu hayvanları çok sever hatta evinde bir tropik ormanı bile vardır. Her bölümde bir hayvanı kuçağında, kafasında veya omzunda görebilirsiniz. İkizlerden Jun (erkek olan) çegingen bir çocuktur. Çift kişiliği vardır bir kız onu öptüğünde tam bir çapkına dönüşür. Megumi ise şarkı söylemeyi çok sevmektedir ama sesini yormamak için sürekli bir defter taşır ve konuşmak yerine ona yazar. Şarkı söylediğinde ise çok fazla stress yaptığı için çok tiz bir ses çıkarır ve geçiçi sağırlığa neden olur. 😀

İşte bu 7 karakterin maceralarının anlatıldığı 24 bölümlük bir anime izleyeceksiniz. Yeri gelecek gülmekten ağzınız yorulacak yeri gelecek Hikari’ye kızıp, Kei’ye üzüleceksiniz. Üstelik bu karakterle sınırlı kalmıyor her bölümde yeni bir olay yeni bir karakter devreye giriyor. Hikari ve Kei’nin kavuşması ise malesef son bölümlerde gerçekleşiyor. Kızımız farkediyorki meğer oda Kei’yi seviyormuş ama bu duyguya bir ad koyamıyormuş. 😀 Bu bölüme gelene kadar sıkılıyormuyuz, tabiki hayır.Her bölümde bir çifti baş göz ediyoruz.

Görüldüğü üzre çok sevmişim ben bu animeyi ve izlemeyenlere kesinlikte tavsiye edermişim. 😀