Bangkok Traffic Love Story “trafikte aşk açılımı:P”

İşte geldim burdayım 🙂

Tabi böyle başlayınca, nerdeydin bir yere mi gitmiştin hiç farketmedik dediniz. Bende iki haftadır post girmeyipte hala farkedilmediğim için depresyona girermişim:P Tabi ki farkettiğinizi özlediğinizi hatta hergün bloguma girip nerde kaldı bu kız dediğinizi biliyorum. (narsist yönüm ortaya çıkar:P )

Blogdan uzak kalmanın etkileri madde 1: Çene düşmesi, madde 2: aklına ne gelirse düşünmeden yazma isteği, madde 3:…. diye devam etmek isterdim ama ne için bu posta başladığım aklıma geldi 😀

Neredeydin diye soracak olursanız: Ankara’daydım, 3 günlük bir psikoloji kongresi vardı ona katıldım, tabi o 3 gün oldu bir hafta, gitmişken gezelim dedik. Eve döndüğümde ise yokluğumu fırsat bilen aile üyeleri Pc yi işgal ettikleri için blogcukla ilgilenemedim. ama artık burdayım kaldığımız yerden devam. 😉

Gelelim asıl anlatmak istediğim filme:

Geçenlerde Kimbapcığımla buluştuğumuzda ona bir DVD hazırlamıştım içinde bu filde vardı. O günkü planımız sinemaya gitmekti ama gidip baktığımızda gördükmü Twiligh bütün salonları işgal etmiş resmen. Sanki dünyada başka izlencek film yokmuş gibi heryerde o var. Kardeşim o filmi sevmeyenlere bir seçenek sunaydınız yazık değilmi bize. Bizde madem öyle işte böyle dercesine kendi filmimizi kendimiz izleriz diyip rest çekerek Kimpab’ın evinin yolunu tuttuk. Hangi filmi izleyelim derken komedi olsun dedik, ikimizinde film izlerken çenesi açıldığı için hem izleyip hem kopup hemde bol bol fil kritiği yaptık.

Uzunca bir girişten sonra filmin konusuna geçelim: Hikayemiz bir düğünle başlar. Mei Li’nin en yakın arkadaşı evleniyordur ve arkadaş grubu arasında tek bekar kalan Li’de tahmin edebileceğimiz gibi depresyon kuyusunun en diplerindedir. Düğünde bulduğu bütün şarapları içtiği için başını öne eğdiği her durumda kusma potansiyeline sahiptir ki zaten bunu her beyaz ve tertemiz görünen yere yapar. 🙂 Kişisel fikrimi söyleyecek olursam bu kız hepsinden güzeldi yahu nasıl olurda aralarında bu kalmış. Düğün bittikten sonra gelin ve damadı yalnız bırakmaya niyeti olmayan Li üstüne üstük yataklarında sızar kalır ki burası feci komikti. Sabaha karşı yarı uyanık yarı uykulu kalkan Li doğru evin yolunu tutar ama yolda bir kaza geçirmesiyle kader ağlarını örmeye başlar. Bariyerle çarpan dikiz aynası kırılır ve demiryolu işçilerin oturduğu bir masaya düşer. Bu sırada esas oğlanımız Long ortaya çıkar ve kızımıza iyi olup olmadığını sorar. Ve tatammm ilk görüşte aşk, kızmız bu yakışıklı delikanlıya tutuluverir. (tamam kulaklar hafif kepçe ama yinede fena sayılmaz:P )

Arabayı enkaza çeviren Li birde babasından azar yer ve 15lik ergenler gibi ceza alır. Bundan sonra araba ona yasaktır ve şehrin diğer ucundaki işine acayip acayip ulaşım araçları kullanarak gidecektir. Mesela motor vardı taksi gibi birşey, birde vapur bozaması tekne, birde tranvay gibi dolmuşumsu bişey. (anlayacağınız hepsi birbirinden garip araçlar) İçlerinden en normali metroydu ve ikilimizin karşılaşma noktasıda burası.

Hep filmlerde olurya ikili her zaman mutlaka biryerlerde karşılaşırlar oysa bir okul kampüsünde bile  gözünüze kestirdiğiniz bir çocukla karşılaşma ihtimalimiz yüzde beşi geçmez. Filmlerde bu oran koca ülkede karşılaşma ihtimali yüzde doksan dokuzdur:P Hatta bu filmdeki gibi hoşlandığınız çocuğun kardeşinizin sevgilisinin komşusu çıkma ihtimali bile vardır. 🙂 Neyse kaderinme lanet edip filme devam edelim.

İkilimiz sürekli metroda karşılaşırlar, hatta kızımız çocuğun gözlüğünü, bilgisayarını, fotoğraf makinesini falan kırar. Çocukceğezde her seferinde olsun önemli değil gibi yanıtlar verir, oysaki hepsini biriktiriyomuş bizimki, son sahnelerde neden biriktirdiğini görücez;) İkiside birbirinden utangaçtır, hatta kızımız bir lise öğrencisinden tavsiye ister ama baltayı sert kayaya vurmuştur. Lise öğrencisi falan dediğime bakmayın kızın aynı anda 5 sevgilisi falan vardır, hele biri vardıki dar pantolon giyip yürümeye çalışan hatta bu pantolonla motorsiklete binmeye çalışıp, üstüne bide tekme atmaya kalkan bir tip hayal edin. Bu sahnelerde kopmuştuk, hatta etkisi uzun sürdü millete anlatıp anlatıp gülüyoruz. yine bu kızın tavsiyesi üzerine çocuğun gözlüğünü kırdığı için yenisi alıp pakedin içine telefon numarasını yazar. Sonra bekle bekle çocuk aramaz. İtiraf edeyim filmin başından sonuna kadar acaba numarayı görmedimi diye bekleyip durdum, neden aramadığını yine son sahnede öğreneceğiz.

İşte bu aynı anda 5 sevgilisi olan liseli kızımız, Loong’ada göz koyar. Yalnız kaldıkları Islatma Gününde bile kara kedi gibi dolanır etraflarında. (Islatma Gününü ben uydurdum normalde 3 günlük bir bayramları, sokaklarda millet birbirini ıslatıyor ama adını unuttum:) ) Hele birde telefon numarısı almak için telefonumu kaybettim, seninkinden çaldırımmı numarısı yaparki dillere destan. Küçücük çantada 85875895 tane telefon süsü olan ve pırlantalarla kaplı telefonunu nasıl olurda kaybeder. 😀 Birde aynısından iki tane var. Bu sahnede benim en cok sevdiğim sahnelerdendi, yarım saat gülme garanti. 🙂

 Birbirlerini sevdikleri her hallerinden belli olan ama bir türlü birbirlerine açılamayan, sakar ama bir okadarda şeker bir kızımız ile gayet olgun görünen ama aslında kızımızdan farkı olmayan bir adamın komik birazda romantik ama eğlenceli olduğu kesin hikayesini izleyeceksiniz. Hatta film içinde film gibi ev halkının her akşam pür dikkat izlediği pembe dizi vari diziyide aynı anda takip edecek ve bu dizi ile filmin nasıl bağdaştığını görerek şaşıracaksınız. İlk başlarda Taylan yapımı olduğu için biraz süpheyle yaklaşmıştım (dilleri bana garip geliyorda), ama ilk 5 dakikasından sonra dile uyum sağlayıp gülme moduna geçmiştim bile. 🙂 Bu kadar uzun anlattığımdanda anlaşılacağı üzere ben bu filmi sevdim, hatta Kimbapla ikimiz sevdik desek daha doğru olur. Sizde bu filme bir şans verin ve ilk 5 dakkasını izleyin bakalım beyenicek misiniz?

Dip Not: 1) Bu ne kadar uzun bir yazı böyle diyenler için iki haftadır yazmadığım için hasret giderdim diyorum:P

Dip Not 2) İlk başta köpüş resmi blogumun ilk postlarından olan merhaba yazısında koymuştum, neredeyse bir yıl olacak, çok duygulandım şu anda ağlıyacağim:P

Dip NoT 3) Bu filmi izlediğimiz gün kimbapcığımla çok eğlenmiştik, burdan ona teşekkürlerimi sunarım. 🙂

En Dip Not: Sonuna kadar okuyana helal olsun diyorum, Tamam sustum, gidiyorum:P

Reklamlar