When A Wolf Falls In Love With A Sheep

when_a_wolf_falls_in_love_with_a_sheep_xlg

Master’s Sun’da ki kurtla kuzunun masalı hepimizin hoşuna gitti değil mi? O zamanlar o masal kitabından o kadar çok istemiştim ki baya bir aradım ama maalesef Kore’lilere özgü bir çocuk kitabıymış. Bir de mangası var artık Japonlar mı önce yaptı yoksa Koreliler mi bilemiyorum. O zaman bu filme denk gelmiştim, izlemeli diye kenara koyduğum filmlerdendi ve sonunda izledim.

Koyuna aşık olan kurt falan sanki sonu çok acılı bitecek izlenimi uyandırmıyor mu size de? Ama ne kadar tatlı ne kadar şeker ne kadar pamuk helva bir film bilseniz:)

Tung’un mutlu bir ilişkisi vardır en azından o öyle zannetmektedir. Bir sabah kız arkadaşı sadece “Dershaneye gidiyorum.” diye bir not yazarak onu terk edene kadar. Tung günler geçtikten ve artık terk edildiğini kabul ettikten sonra kızı aramak için şehrin dershaneler caddesi olarak bilinen yere gidip dershanelere bakarak kızı bulmaya çalışır ama kendini fotokopicide çalışırken bulur:) Tabi kız arkadaşını aramayı asla bırakmaz.

Yang’ın ise dershanede çalışmaktadır ve sınav kağıtlarına koyun resmi çizerek yanına küçük notlar düşer. Her sınavda birinin bu çizimlere karşılık vereceğini düşünür ama beklediğini bir türlü bulamaz. Tung’da bu sınav kağıtlarını çoğaltırken koyunlar dikkatini çekmiştir ve bir gün eğlence olsun diye sınav kağıdına kurt çizerek Yang’ın yazdığına karşılık verir. Tabi bu çizimin olduğu kağıt yanlışlıkla fotokopi çekilip çoğaltılınca hikayemiz de başlamış olur.

” Sırf canınız istedi diye eşyalarınızı terk etmeyin.”

1555725__when_a_wolf_falls_in_love_with_a_sheep_720p.mkv_snapshot_00.53.38_2013.09.29_12.30.12_

Filmde çok farklı konulara çok güzel yollardan değinilmişti. Tung ve Yang’ın kendilerini bırakılmış eşya gibi hissedip sahipleri tarafından bırakılan eşyalara karşı hassasiyetleri çok tatlıydı:) Özellikle şemsiye hikayesinde böyle yüzünüzde kocaman bir gülümseme belirebiliyor:) Bu hikayeyi Pixar’ın kısa filmine benzettim birazcık. Mutlaka izlemenizi öneririm şarkı ve hikaye çok güzel^^

Filmde ki zaman geçişleri, çizimler, animasyonlar, müzikler hepsi ayrı ayrı güzeldi. Sizin de anlayacağınız gibi filmi çok sevdim:)

Başroldeki çocuk Tayvan’da ünlü bir şarkıcı olan ve Kai Ko diye bilinen Ko Chen Tung’muş. İzlerken biraz Lee Seung Gi’ye benzettim sonra baktım ki tek benzeten ben değilmişim^^ Kore’ye geldiğinde Tayvan’ın Lee Seung Gi’si geldi diye karşılanmış. Sesi de mi benziyor ne, buyrun bu şarkısını sevdim:

Son olarak benden size gelsin:)

kuzuuu

Reklamlar

Secret/ Bu Neng Shuo De. Mi Mi

Farkettimde, sanki biri bana hesap soruyomuş gibi her film başında neden izlediğimi yazıyorum, sanki nedensiz film izlenmez gibi. Gerçi birgün de rasgele sadace ismine bakıp da izlediğm film olmadı. Önce bir konusu okurum, izlemeye karar veririm bir 5 gün garanti sürünür o film açarım başka bişey bulup vazgeçirim falan… Sonra da tüh keşke önceden izleseydim derim. İşte böyle yuvarlanıp gidiyoruz. 😀

Bu filmi izleme nedenime gelince Blog kaşifliğine çıkmışken rastladım. Secret adlı blogda, izleyen arkadaş o kadar beğenmiş ki bloguna adını vermiş. Vardır bir güzelik o zaman bu filmde dedim ve izlemeye başladım. Ki varmış da zaten bir güzellik.:D

Bu filmdede sadece başını anlatıcağım çünkü ilerledikçe film çok değişik bir boyuta giriyor. Önce gayet masum bir romantik film izliyoruz sonra bir bakıyoruz ki, hiçbir şey sandığımız gibi değil gitgite heyecanlanıyoruz ve finalde herşeyi öğrenerek rahatlıyoruz. Film boyuncaki duygusal durumumuzu inceledikten sonra gelelim konumuza:

Jay çok ama çok yetenekli bir piyanisttir. Babasının öğretmenlik yapıtığı Bir liseye kaydını aldırır. ( Güzel sanatlar lisesi gibi bir yer sanırım.) Okulun ilk günü Sky adlı genç ve güzel bir kız ona okulu tanıması için yardımcı olur. Çok eski bir binanın önüne gelirler. Sky buranın mezuniyet gününde yıkılacağını söyler. Jay tek başına binayı gezmek için içeri girer ve piyano sesi duyar. Odaya girdiğinde Rain ile karşılaşır. Derse girerler, dersten sonra Rain’e hangi parçayı çaldığını sorar Rain ise bunun bir sır olduğunu söyleyip uzaklaşır.

Bundan sonra Jay ve Rain arasında ki arkadaşlık aşka dönüşür. birlikte piyano çalarlar, dans ederler, bisikletle gezmeye çıkarlar vs.. Ama Rain diğer kızlardan farklıdır, sık sık okula gelmemektedir. Sürekli eski piyano odasında çalıştığını söylemektedir. Ayrıca Sky da Jay’e aşık olmuştur ve işin kötüsü bazı yanlış anlaşılmalar yüzünden Jay’ınde ondan hoşlandığını düşünmektedir. Sonunda Rain Sır dediği bu şarkıyı Jay’e öğretir. Ama bu şarkıyı eski piyano odasında çalmamasını ister. Jay de mezuniyet günü Rain için bir şarkı çalacağını söyler.  Bir gün eski piyano odasında buluşmak için sözleşirler. Ama bu buluşmaya Sky gelir ve birden bire Jay’i öper, bunu gören Rain ortadan kaybolur. Ta kii mezuniyet törenine kadar. Mezuniyet töreninde tekrar ortaya çıkacaktır ve bundan sonra olaylar çok farklı gelişecektir. hayal, gerçek, geçmiş gelecek hepsi birbirini içine girecek.

Fimi yazan yöneten ve aynı zamanda başrol oyuncumuz Jay Chou, kendisi aynı zaman da piyanist olduğu için piyona sahneleri çok güzel olmuş. Özellikle Rain ile dört el piyona çaldıkları sahneye bayıldım. Konusuyla olduğu kadar müzikleriyle de iddalı olan filmimizi mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum….

Küçük bir ipucu vereyim (dayanamadım yine) bu film bana Akıl Oyunları’nı hatırlattı nedense ordaki gibi nasıl farketmedim ben bunu yaa diye kendime kızmıştım. 😀 Ama senaryo öyle güzel hazırlanmış ki bizi şaşırtmayı başarıyor.